YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14510
KARAR NO : 2023/821
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2010 tarihli ve 2010/8589 numaralı iddianamesiyle sanık hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 143, 43/1 ve 53. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2012 tarihli ve 2010/562 Esas, 2012/548 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 43/1, 143 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 26.12.2013 tarihli ve 2013/35186 Esas, 2013/31224 Karar sayılı kararı ile;
” 1- Mağdurun, 30.09.2010 tarihli oturumda sanıkların, soruşturma evresinde 21.08.2010 tarihinde, zararının tamamını giderdiklerini belirtmesi karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın, mağdurun park halinde bulunan iki adet iş makinasının deposunun kilit kapağını zorlayarak açtıktan sonra içindeki mazotları almaları şeklinde gerçekleşen olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02/10/2007 gün, 2007/6-195-197 E.K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, hırsızlık suçunun bir yerde işlenmeye başlandıktan sonra devam eden hareket birliği içinde ve kesintisiz sürdürülerek aynı mağdurun yakında bulunan farklı yerdeki eşyasına karşı işlenmesinin aynı suç işleme kararıyla birden fazla işlenmesi halini oluşturmayıp yasada tanımlanan suç tipine uygun tek bir fiil niteliği taşıyacağı, bu itibarla 5237 sayılı TCK’nın 43.maddesinde tanımlanan zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin bulunmadığı, sanığın eyleminin bütün halinde tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak TCK’nın 43. maddesinin 143. maddeden önce uygulanması,
nedenleriyle” bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2014 tarihli ve 2014/80 Esas, 2014/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02.05.2019 tarihli ve 2018/1607 Esas, 2019/8184 Karar sayılı kararı ile;
“Müştekinin, zararın sanıklar tarafından 21/08/2010 tarihinde karşılandığını beyan ettiği ve kovuşturmanın da 03/09/2010 tarihinde başladığı anlaşılmakla; soruşturma aşamasında gerçekleşen etkin pişmanlık nedeni ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken, anılan maddenin 2.fıkrası da gözetilerek indirim oranının 1/2’den fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2019/552 Esas, 2022/520 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 168/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 9 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi; hükmü temyiz etmek istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklar … ve …’ın, haklarında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşen diğer sanıklarla birlikte olay tarihinde gece vakti şikâyetçiye ait şantiyeye girerek şantiyede bulunan 2 ayrı ticari iş makinesinden 600 lt mazotu çalarak kaçtıkları daha sonra şüphe üzerine yakalandıkları, şikâyetçiye ait maddi zararı gidererek etkin pişmanlık gösterdikleri, böylece müsnet suçu işledikleri mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanığın 03.03.2014 tarihli dilekçesi ile suçlamayı kabul ettiği anlaşılmıştır.
3. Sanığın adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, bu husus dışında yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2019/552 Esas, 2022/520 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, istem gibi ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.