YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14612
KARAR NO : 2023/1491
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nu 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Amasya Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.06.2015 tarihli ve 2015/1030 Soruşturma numaralı iddianame ile; sanık hakkında “sanığın temyiz dışı sanık … ile birlikte inşaat halindeki binada bulunan yerde döşenmiş kabloları keserek çaldığı” iddiasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 37/1 ve 53/1 maddeleri gereğince hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/436 Esas, 2016/403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, ek savunma hakkı verilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 165/1, 62., 53/1 ve 58/6. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.03.2021 tarihli, özetle, ” sanık hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen TCK’nın 165/1. maddesinde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması, kabule göre de; uzlaştırma işlemi yapılması gerektiği” görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; “verilen cezayı temyiz ettiğine” ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılana ait inşaattan yere döşenmiş durumdaki kabloların 15.01.2015 tarihinde çalınması sonrasında, kabloların kolluk görevlileri tarafından yapılan araştırma sonucunda, 29.01.2015 tarihinde hurdacılık yapan tanık E.Ö.’de ele geçirildiği, tanık E.Ö.’ye kabloları sattığı belirlenen ve yine hurdacı olan tanık M.K.’ye ise, sanık … ve temyiz dışı sanık … tarafından kabloların satıldığı belirlenmiştir.
2. 12.06.2015 tarihli iddianame ile, sanık …’in ve temyiz dışı sanık …’in suç tarihinde, belirlenemeyen saatte şikayetçiye ait inşaatta yerde döşenmiş kabloları keserek çaldıkları iddiasıyla hırsızlık suçundan kamu davasının açıldığı; ancak Mahkemece, sanıkların eylemlerinin suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi suçunu oluşturduğu kabul edilerek ve eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesinde düzenlenen suçu oluşturma ihtimaline binaen 5271 sayılı Kanun’un 226/1. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilerek bu suçtan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3. Sanık … aşamalarda, olay günü arkadaşı olan diğer sanık … ile birlikte iş aradığı sırada, yanlarına kim olduğunu bilmedikleri 15-18 yaşlarında 3 çocuk geldiğini, çocukların ellerinde iki adet çuval olduğunu, içlerinde siyah yer kablosu olan çuvalları nereye satabileceklerini sorduklarını, paraya ihtiyaçları olduğu için kabloları alıp satarak kâr edebileceklerini düşünerek … ile birlikte bu kabloları çocuklardan 150,00-200,00 TL’ye alıp, 480,00 TL civarında bir bedelle sattıklarını, kabloları çalmadığını ve hırsızlık malı olduğunu da bilmediğini belirterek inkâr içeren savunmada bulunmuştur.
4. Temyiz dışı sanık … kovuşturma aşamasında, kabloları çocuklardan sanık …’in alıp hurdacıya sattığını, kendisinin olay ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek inkâr içeren savunmada bulunmuştur. Soruşturma aşamasındaki beyanında farklı olarak, kabloların plastik aksamını birlikte soyup bakır bölümlerini çıkardıklarını beyan etmiştir.
5. Tanık M.K., hurdacılık yaptığını ve her iki sanığın iş yerine gelerek kablo satmak istediklerini, 48 kg gelen kabloları sanıklardan 480,00 TL karşılığında satın aldığını ve kendisine kablo satan sanık …’in de kimlik bilgilerini aldığını beyan etmiştir.
6. 15.01.2015 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporunda, rahatlıkla girilebilen etrafı açık inşaat halindeki binanın kapısı bulunmayan enerji odasındaki elektrik tesisat bacası içerisindeki dört ayrı yerde uç kısımları kesilmiş elektrik kablolarının bulunduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden;
Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan ve bu nedenle uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin Tebliğname’deki kabule göre de başlığı altında 2 no’lu bentte sehven yazıldığı anlaşılan bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B.Re’sen Dikkate Alınan Temyiz Sebepleri Yönlerden;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının hırsızlık suçu bakımından uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1. Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.01.2014 tarihli iddianamede, sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmadığı halde, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 06.05.2014 tarihli ve 2012/6-1486 Esas, 2014/238 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun’un 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan birleştirme talepli kamu davası açılması sağlanıp, bu dosya ile birleştirildikten sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/436 Esas, 2016/403 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.