YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14755
KARAR NO : 2023/651
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1….Asliye Ceza Mahkemesinin, 03/12/2015 tarihli ve 2015/93 Esas ve 2015/1039 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1, 52/2 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10/03/2021 tarihli ve 2020/5575 Esas, 2021/5102 Karar sayılı kararı ile;
“Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de,
a- Sanığa atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için TCK’nın 165/1. maddesinde, suç tarihinde yürürlükte bulunduğu şekliyle, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası yaptırımlarının her ikisininde birlikte öngörüldüğü, Kanunda hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Kanun’un 52/1. maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda sanık hakkında yüklenen suçtan dolayı temel hapis cezasının kanun maddesinde gösterilen alt sınırdan belirlendiği halde, aynı gerekçe ile adli para cezasının gün sayısının 5 gün yerine, 6 gün olarak belirlenmesi suretiyle TCK’nın 165/1 ve 52/1. maddelerine açıkça aykırı davranılması suretiyle fazla adli para cezası tayini,
b- Sanık hakkında TCK’nın 165/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 6 gün adli para cezası verildiği, adli para cezasının TCK’nın 52/2. maddesi gereği paraya çevrilmesi sonrasında TCK’nın 62. maddesi uygulanmadığı halde sonuç cezanın 5 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası olarak belirtilmesi suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,”
nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine …Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/563 Esas, 2021/1458 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 165/1, 52/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; motosikleti alacağına karşılık para getirilinceye kadar emaneten aldığına ve parası gelmeyince de …’ye sattığına, motosikletin çalıntı olduğunu bilmediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya hapsin paraya çevrilmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Şikâyetçinin 08.12.2010 tarihinde çalınan motosikletinin 31.10.2012 tarihinde kaza sonucu plakasız olarak ele geçirildiği, …’nin motosikleti hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilen …’den plakasız olarak satın aldığı, …’nın ise bu motosikleti iki veya üç yıl kadar önce sanık …’dan ruhsatsız ve plakasız olarak satın aldığının mahkemece kabul edildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında, söz konusu motosikleti … adlı kişiden plakasız ve ruhsatsız olarak satın aldığını, bu şahsın ilgili evrakları sonradan getireceğini söylediğini, ancak getirmediğini, sonrasında …’ye olan borcu nedeni ile motosikleti …’ye ruhsatsız ve plakasız bir şekilde verdiğini, motosikletin çalıntı olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3. Sanığın savunmasında ismi geçen … İsimli kişi tanık olarak dinlenmiş, sanığı tanıdığını, dava konusu motosikletin çalınması ve satılmasıyla ilgili herhangi bir bilgisi olmadığını beyan etmiştir.
4. … Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunun 03.08.2021 tarihli raporunun dosya içerisinde bulunduğu görülmüştür.
5. Sanığın adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Her ne kadar sanık temyizinde suça konu motosikleti alacağına karşılık emaneten aldığını beyan etmiş ise de, mahkeme huzurundaki savunmasında motosikleti … adlı kişiden plakasız ve ruhsatsız olarak satın aldığını belirtmesi ve hırsızlık olayından bir süre sonra sanığın kullanımına geçen motosikletin satışının tescile tabi olduğunu bilebilecek durumda olan savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Veya Hapsin Paraya Çevrilmesi Talebi Yönünden
Sanığın adli sicil kaydı göz önüne alındığında, mahkemenin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50. ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dayanak olan gerekçesinin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu anlaşılmakla, hükümde lehe hükümlerin uygulanmaması yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Diğer Temyiz İtirazları Yönünden
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 5 gün adli para cezası verildiği, adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddesi gereği paraya çevrilmesi sonrasında 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi uygulanmadığı halde sonuç cezanın 5 ay hapis ve 100, 00 TL adli para cezası olarak belirtilmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Sanığın diğer temyiz istekleri yönünden; Dairemizin bozma kararı üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle …Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/563 Esas, 2021/1458 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.