Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15421 E. 2023/367 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15421
KARAR NO : 2023/367
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Karşılıksız yararlanma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2016 tarihli ve Esas No:2016/10, İddianame No: 2016/10 sayılı iddianamesi ile, sanık hakkında Mahkemenin kabulünde yer aldığı şekildeki anlatımla, 5237 sayılı TCK’nın 163/3, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/10 Esas, 2016/212 Karar sayılı kararı ile sanığın karşılıksız yararlanma suçundan, sanık hakkında tutulan kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanağa göre belirlenen kaçak elektrik zarar tutarının soruşturma aşamasında iptaline karar verildiği, bu haliyle bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle, TCK’nın 168/5 ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
3. Sanık hakkındaki kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22.06.2021 tarihli ve 2021/7287 Esas, 2021/12694 Karar sayılı kararı ile, “…Sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması, kovuşturma aşamasında ise katılan kurumun vergili ve cezasız zarar miktarının bilirkişi aracılığıyla tespit edilmemesi karşısında, bilirkişiden rapor alınarak katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı tespit edilerek, bilirkişi tarafından hesaplanan zararın makul süre içerisinde giderilmesi halinde 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden hakkında düşme kararı verileceğine dair sanığa ihtaratta bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/279 Esas, 2022/39 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan, açılan kamu davasının TCK’nın 168/5. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili süresi içerisinde verdiği 21.02.2022 hakim havale tarihli dilekçesinde özetle, sanığın üzerine atılı suçu işlediğini, borç miktarını kovuşturma aşamasında ödediğini, borç ödendiği için cezadan indirim yapılması yerine düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kurum lehine vekalet ücreti ödenmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında, olay tarihinde … Elektrik Dağıtım A.Ş. çalışanlarınca yapılan denetim neticesinde; sanığın, şebeke direğinden gelen kablodan ek yaparak daire içinde usulsüz elektrik kullandığının tespit edildiğinden bahisle tutanak tutulduğu, sanığın aşamalardaki savunmalarında, iddianameye konu edilen meskende kendisinin ikamet ettiğini ve bu adresteki elektrik sayacını da kendisinin kullandığını, olay tarihinde … ekiplerinin ikamet ettiği eve gelerek kullandığı sayacı eski olması nedeniyle değiştirdiklerini, kendisi tarafından sayaca herhangi bir müdahalede bulunulmadığını, şebeke diğerinden kablo da çekmediğini ve kaçak elektrik kullanmadığını beyan ederek suçlamayı reddettiği, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması, kovuşturma aşamasında ise katılan kurumun vergili ve cezasız zarar miktarının bilirkişi aracılığıyla tespit edilmemesi nedeniyle olay mahallinde keşif yapılarak bu hususta bilirkişi raporu alındığı, suç tarihi öncesi ve sonrası tüketimler göz önünde bulundurulmak suretiyle, tüketim ihtiyacı veya kurulu güç gereği kullanım miktarının teknik açıdan saptanması, atılı suçun kabulünü gerektirecek önemli bir farkın veya orantısızlığın olup olmadığının tespiti ile uğranılan vergili ve cezasız zarar miktarının belirlenebilmesi amacıyla alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; sanığın harici hat çekmek suretiyle ölçü sistemine müdahale etmiş olduğu ve kaçak elektrik kullanımı yaptığı mütalaa edilerek, kaçak tahakkukunun 2.307,61 TL olarak hesaplandığı, yine alınan bu bilirkişi raporunda; sayaca giriş çıkış yapmadan harici bir iletken ile tesisat beslendiğinde sayacın tüketen enerjiyi kaydetmeyeceği veya eksik tüketim kaydedeceği, tespit sırasında çekilen video kaydında sayaç giriş sigortasının kapatıldığı halde elektrikli ocağın çalışmaya devam ettiği ve ocağın kablosunda gerilim ölçüldüğü, giriş sigortasının kapatıldığı halde evin içinde elektrik olmasının sayaca girmeden önce harici bir hat ile kaçak elektrik kulanımı yapıldığını gösterdiği ve sayaçtan geçirilmeden harici bir hat çekilerek elektrik kullanımının kaçak kullanım kapsamında kaldığının belirtildiği, TCK’nın 168/5. maddesi gereğince pişmanlık göstererek bilirkişi tarafından hesaplanan vergiler dahil cezasız miktar olan 2.307,61 TL katılan kurumun uğradığı zararı … veya yönlendireceği bankaya 15 gün içinde ödemesi ve makbuzunu dosyaya ibraz etmesi halinde açılan kamu davasının düşmesine karar verileceğinin sanığa ihtar edildiği, … Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin 10/11/2021 tarihli müzekkereye cevabi yazısında sanığın 2.307,61 TL ödeme yaptığı ve kurum zararlarının 06/06/2017 tarihinde karşılanmış olduğunun belirtildiği, TCK’nın 168/5. maddesinde yer alan düzenleme karşısında dava şartı gerçekleşmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının TCK’nın 168/5 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verildiği görülmüştür.
2. Mahkemece, hukuki süreç başlığı altında 3. maddede bilgilerine verilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği ve bozma ilamının gereğinin yapıldığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22.06.2021 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere, 05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 84. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesine eklenen beşinci fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartı olduğu dikkate alındığında, soruşturma aşamasında şüpheliye, belirlenen vergili ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirimde bulunulup, makul bir süre tanınması ve soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde ise dava açılması gerekmektedir. Ancak anılan şekilde soruşturma aşamasında kurum zararı bilirkişiye tespit ettirilmeden ve tespit ettirilse dahi usulünce bildirimde bulunulmadan sanık hakkında dava açılması halinde sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen giderirse, zarar soruşturma aşamasında giderilmiş gibi, 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, ayrıca sanığın 5237 sayılı Kanun’un 168/5. maddesi hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun’un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanmasının gerektiği, bu kapsamda somut olayda; yapılan ihtar üzerine kurum zararını ödediği anlaşılan sanık hakkında verilen düşme kararında ve sanık hakkında düşme kararı verilmiş olması nedeniyle vekalet ücreti verilmemesinde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/279 Esas, 2022/39 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.