Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15496 E. 2023/665 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15496
KARAR NO : 2023/665
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hükmün açıklandığı tarihte suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın cezaevinde tutuklu olduğu, suça sürüklenen çocuk …’ın hükmün açıklandığı duruşmaya katılmadığı, suça sürüklenen çocuk …’ın ise duruşmaya SEGBİS aracılığı ile katıldığı, mahkemesince ceza infaz kurumuna verecekleri bir dilekçe ile kararı temyiz edebilecekleri hususunun suça sürüklenen çocuklara bildirilmediği ve başvuru şekli konusunda suça sürüklenen çocukların yanıltılmış olduğu, ayrıca mahkemesince yapılan tespit ile verilen infazın durdurulmasına ilişkin 20.05.2016 tarihli ek karara göre, suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkındaki hükümlerin temyiz edilmediği için kesinleştirildiği, fakat yapılan incelemede suça sürüklenen çocuk … müdafiinin 02.03.2016 tarihli temyiz dilekçesinin mevcut olduğu, ancak sehven kesinleştirme yapılmış olduğu, yine suça sürüklenen çocuk … müdafiinin dosyada fiziken yapılan incelemede ve UYAP üzerinden yapılan incelemede temyiz dilekçesine rastlanılmadığı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin kalem personeli ile yaptığı görüşmede söz konusu davaya ilişkin 02.03.2016 tarihinde süre tutum dilekçesi verdiği ve Hakim’e havale ettiğini belirttiği, ayrıca suça sürüklenen çocuk …’ın yokluğunda verilen kararın kanun yollarına başvuru kısmında kendisine tebliğine karar verilmiş olup, cezaevinde olmasına rağmen MERNİS adresine tebligat çıkartıldığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk … müdafiinin başvuru şekli konusunda yanıltılmış olduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk … müdafii ve diğer suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinin süresi içinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede; 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2016 tarihli ve 2016/80 soruşturma numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h., 143, 35, 116/2, 116/4, 151/1 ve 31/3. maddeleri kapsamında, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kamu davası açılmıştır.
B. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2016/27 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararı ile,
1. Suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 35, 31/3, 62 ve 51. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hükmolunan cezanın ertelenmesine ve 2 yıl 1 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 116/2-4, 119/1-c, 35, 31/3 ve 62 maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesi uyarınca tüm hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuklar … ve …’ün hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 35, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5237 sayılı Kanun’un 116/2-4, 119/1-c, 35, 31/3 ve 62 maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, karar verilmiştir.
4. Suça sürüklenen çocuklar … ve …’ün mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 31/3, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Suça sürüklenen çocuk … müdafii, suça sürüklenen çocuk … müdafii, ve suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istekleri, suça sürüklenen çocuklar hakkında her türlü şüpheden uzak ve yeterli delil olmadığından mahkûmiyetleri yerine beraatlarına karar verilmesi, vesaire ilişkindir.
2.Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteği, hırsızlık kastı menkul bir mala yönelik olduğundan suça konu yerde çalınacak herhangi bir menkul mal bulunmadığından hırsızlığa teşebbüsten bahsedilemeyeceği, verilen cezanın adli para cezası yerine daha lehe olan seçenek tedbire çevrilmesi gerektiği ve mala zarar verme suçu ile iş yeri dokunmazlığını ihlâl suçu yönünden delil bulunmadığından verilen kararların yasaya aykırı olduğu, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde saat 02.35 sıralarında 155 Polis İhbar Hattını arayan … Belediye Başkanlığı güvenlik görevlisi olarak çalışan … isimli şahsın otopark girişinde bulunan büfeye plakasını göremediği beyaz renkli … marka araç ile 6 kişinin gelerek büfenin kapı kilidini kırdıklarını, içeriden sigara almış olabilecekleri şeklinde ihbarda bulunması üzerine çevrede yapılan araştırmada ihbarda bahsedilen aracın … Mahallesi … Caddesi üzerinde kara saplanarak kaza yaptığı ve aracın çalışmaması üzerine aracı saplandığı yerden iterek çıkarmaya çalışırken görülen suça sürüklenen çocuklar ve haklarında soruşturması ayrı yürütülen sanıklar … ve …’in yakalandığı, suça sürüklenen çocuk …’ın alınan savunmasında, olay günü arkadaşları ile beraber … ilçesine araba ile gezmeye geldiklerini, ilçe merkezinde araba ile biraz dolaştıklarını, aracı …’ın kullandığını, daha sonra araç ile bir büfenin yanında durduklarını, bu esnada araçtan …’ın indiğini ve aracın bagajındaki levyeyi alarak büfenin kilidini kırdığını, içeriye girip girmediğini bilmediğini, kendisinin ve diğer kişilerin araçta beklediğini, daha sonra bekçinin kendilerini gördüğünü ve kaçmaya çalıştıklarını, ancak araba kara saplandığı için polislerin kendilerini yakaladığını beyan ettiği, suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’ın ise savunmalarında, hırsızlık olayına karışmadıklarını beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suça sürüklenen çocuk … ve … hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümler yönünden
Hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk … müdafii ve suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteklerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Suça sürüklenen çocuklar … ile … hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından, suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.04.2018 tarihli ve 2014/851 Esas, 2018/144 Karar sayılı ilamı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli ve 2018/339 Esas, 2018/536 Karar sayılı ilamı uyarınca da farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü/tutuklu olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde de bulunmayan suça sürüklenen çocuğun, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumdu hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mahkûmiyetine karar verilmesinin savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu şeklindeki kararları uyarınca, başka suçtan … T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair talepleri de bulunmayan suça sürüklenen çocuklar … ve … ile başka suçtan … T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair talebi de bulunmayan suça sürüklenen çocuk …’ın kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakklarının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 196. maddesine aykırı davranılması,
V. KARAR
A. Suça sürüklenen çocuk … ve … hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden
Suça sürüklenen çocuk … ve … hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 /1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümler yönünden
Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk … müdafii ve suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteklerinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli ve 2016/27 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D. Suça sürüklenen çocuklar … ile … hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından, suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen … Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli ve 2016/27 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk … müdafii, suça sürüklenen çocuk … müdafii ve suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istekleri gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.