Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15519 E. 2023/96 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15519
KARAR NO : 2023/96
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1…. 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2014/1435 Esas, 2015/963 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 143 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2014/1435 Esas, 2015/963 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 23.01.2020 tarih ve 2019/11304 Esas, 2020/1293 Karar sayılı kararı ile, 01/11/2014 tarihli ev arama, yakalama, el koyma ve muhafaza altına alma tutanağının aslı veya asıl gibidir onaylı suretinin dosya arasına alınması, gerektiğinin gözetilmemesi, 27/10/2014 tarihli CD izleme tutanağı içeriğine göre, olay günü tanınmamak için sanıklardan birinin kafasında kapşon bulunduğu, diğer sanığın da kafasına kask takdığının anlaşılması karşısında; sanıkların ek savunma verilmek suretiyle, eylemlerine uyan, TCK’nun 142/2-f maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği halde, aynı Yasa’nın 142/1-e maddesinden cezalandırılması ve T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli ve 2020/239 Esas, 2020/609 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi ve 143 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkı korunarak netice olarak 6 yıl hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli ve 2020/239 Esas, 2020/609 Karar sayılı kararının sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 08.03.2022 tarih ve 2021/15806 Esas, 2022/3933 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklandığı tarihte sanık …’ın cezaevinde hükümlü olduğu ve SEGBİS aracılığı ile duruşmaya katıldığı, mahkemece kısa kararda sanığın cezaevinde bulunduğu gözetilmeyerek, ceza infaz kurumuna vereceği bir dilekçe ile kararı temyiz edebileceği hususunun sanığa bildirilmediği ve başvuru şekli konusunda sanığın yanıltılmış olduğunun anlaşılması karşısında; gerekçeli kararın sanık …’a, ceza infaz kurumuna vereceği bir dilekçe ile kararı temyiz edebileceği hususu da belirtilerek usulüne uygun olarak tebliğiyle, tebligat belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 08.03.2022 tarih ve 2021/15806 Esas, 2022/3933 Karar sayılı kararında belirtilen eksiklik tamamlandıktan sonra sanık …’ın temyiz dilekçesi ile birlikte dosya tekrar Dairemize gönderilmiş, yapılan inceleme sonucu sanık … hakkında Dairemizin 30.06.2022 tarihli ve 2022/3943 Esas, 2022/13789 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 142 nci maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi ve 143 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e ) bendine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, nedeniyle bozma karar verilirken sehven sanık …’in temyiz talebine ilişkin karar verilmemiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28/11/2022 tarihli ve KD-131331 sayılı yazısı ile sanık …’in temyiz talebine ilişkin karar verilmek üzere dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

TCK’nın 142 nci maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 62 nci maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142/2-f ve 143 üncü maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine aykırı davranılması suretiyle hırsızlık suçu bakımından sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

Bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

III. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli ve 2020/239 Esas, 2020/609 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2023 tarihinde karar verildi.