Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15521 E. 2022/21698 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15521
KARAR NO : 2022/21698
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

Müşteki …’a yönelik 28/07/2017 günü işlenen hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’in mahkumiyetine ilişkin İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2017 günlü, 2017/443 (E) ve 2017/472 (K) sayılı ilamının sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, dosya üzerinden verdiği 02/03/2018 günlü, 2018/92 (E) ve 2018/525 (K) sayılı kararı ile yalnızca o yer Cumhuriyet Savcısının hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf istemini inceleyerek; “İlk derece mahkemesince TCK’nın 142/2-h, 143, 168/1, 62, 53. maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 13 ay hapis cezasına dair hükmün “1 yıl 13 ay” ibaresinin çıkarılarak “2 yıl 1 ay” ibaresinin eklenmesi suretiyle CMK’nın 303/1-f maddesi delaleti ile CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar” vermiş ancak sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf isteminin incelenmesi unutulduğu; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından verilen 02/03/2018 günlü, 2018/92 (E) ve 2018/525 (K) sayılı karar sanık tarafından 16/05/2018 tarihli dilekçeyle temyiz edildiği, sanığın temyiz dilekçesinde özetle; “hakkında etnik pişmanlığa ilişkin TCK’nın 168. maddesiyle takdiri indirime ilişkin TCK’nın 62. maddesinin uygulanması gerektiğini, delillerin yeterince değerlendirilmediğini, aleyhe bozma yasağına aykırı davranıldığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelemeye ilişkin hükümlerin soyut ve hukuka aykırı olarak uygulanmadığını, zararı giderme olanağı tanınmadığını, ölçülülük ilkesine aykırı davranıldığını” ileri sürdüğü; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10/01/2022 günlü, 2022/18802 (E) ve 2022/181 (K) sayılı ilamıyla; “İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17/11/2017 tarihli 2017/443 Esas ve 2017/472 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, hırsızlık suçundan kurulan hükmün o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edildiği, sanık tarafından 20/11/2017 tarihli dilekçe ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin istinaf edilmesine rağmen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından sadece o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi incelenerek sanık hakkında hırsızlık suçundan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanığın istinaf isteminin incelenmediği anlaşılmakla; sanığın istinaf istemi incelendikten sonra dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,” karar verildiği; dosyanın iadesinden sonra Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından 09/03/2022 günlü ek karar ile sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf istemini inceleyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği , bu kararın da sanık tarafından 29/03/2022 tarihli dilekçeyle temyiz edildiği; sanığın temyiz dilekçesinde özetle; “suçlamayı kabul ettiğini, zararı giderdiğini, pişman olduğunu, geleceği gözönüne alınarak bir karar verilmesini” talep ettiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen tebliğnamede “5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddi sebeplerinin bulunmadığı görülmekle, CMK’nın 288., 289. ve 294/2. maddeleri gözetilmek suretiyle yapılan temyiz incelemesinde; İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2017 gün, 2017/443 (E) ve 2017/472 (K) sayılı kararının sanık tarafından hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarına yönelik, Cumhuriyet Savcısı tarafından ise hırsızlık suçuna yönelik olarak istinaf edilmesi üzerine her iki talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, sanığın istinaf istemi unutulup Cumhuriyet Savcısının istemi incelenerek 02/03/2018 tarihli asıl karar ile hırsızlık suçundan ceza miktarı artırılmak suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, daha sonra sanığın istemi incelenerek 09/03/2022 tarihli ek karar ile bu kez istinaf isteminin esastan reddine karar verilerek infazı gereken iki farklı cezanın belirlenmesi mümkün olmadığından, daha sonra verilen 09/03/2022 tarihli ek karar hukuki değerden yoksun olup, sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarına yönelik, Cumhuriyet Savcısının ise hırsızlık suçuna yönelik istinaf istemlerinin birlikte incelenerek infazı gereken tek bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görüldüğünden, 09/03/2022 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğun tespiti ile sanığın temyiz isteminin kabulüyle temyiz edilen 03/02/2018 tarihli hükmün CMK’nın 302. maddesi uyarınca BOZULMASI,” talep edildiği; ancak dosyayı inceleyene Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 12/09/2022 günlü, 2022/3838 (E) ve 2022/14524 (K) sayılı ilamıyla; “I)Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, II)Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK’nın 294. maddesinde ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek sanığın temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep göstermediğinin anlaşılması karşısında; temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE” karar verildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sanık … hakkında 2. Ceza Dairesi’nin anılan ret kararının KALDIRILMASI ile “Sanığın gerek 02/03/2018 tarihli ilk karara gerek 09/03/2022 tarihli ek karara yönelik temyiz dilekçelerinde hükmün hukuki yönüne ilişkin temyiz sebepleri bulunduğundan temyiz talebinin kabulü ile ilk hükmün bozulması yerine sanığın temyiz isteminin verilecek bir ek karar ile incelenmesini temin etmek için dosyanın iadesi halinde infazı gereken birbirinden farklı kararlar ortaya çıkacağından iadeden sonra sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf istemini üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin verdiği 09/03/2022 günlü ek kararın hukuki değerden yoksun olduğunun tespiti; Cumhuriyet Savcısının hırsızlık suçuna yönelik istinaf istemi üzerine verilen 02/03/2018 tarihli ilk kararın ise sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçuna yönelik istinaf istemini de kapsayacak şekilde inceleme yapılabilmesi için bozulmasına” yönelik 02/12/2022 gün, 2022/64192 sayılı itirazı üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/12/2022 gün, 2022/64192 sayılı itirazının KABULÜNE, 2.Ceza Dairesi’nin 10/01/2022 tarih ve 2011/18802 Esas, 2022/181 Karar sayılı kararı ile 2.Ceza Dairesi’nin 12/09/2022 tarih ve 2022/3838 Esas, 2022/14524 Karar sayılı kararlarının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından verilen 09/03/2022 günlü, 2018/92 (E) ve 2018/525 (K) sayılı ek kararın yok hükmünde sayılmasına karar verilerek yapılan inceleme neticesinde;
İnegöl Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.11.2017 tarihli 2017/443 Esas, 2017/472 Karar sayılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen kararın Cumhuriyet Savcısı tarafından hırsızlık suçu yönünden aleyhine, sanığın tarafından ise hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları yönünden lehine istinaf başvurularının sadece Cumhuriyet Savcısının istinaf talebi üzerine yapılan inceleme ile verilen 02.03.2018 tarih, 2018/92 Esas, 2018/525 Karar sayılı asıl kararının davanın sujelerinden birinin istinaf istemini incelemeyi unutarak karar vermiş olması ve buna bağlı muhtemel hukuki sorunların önüne geçmek amacıyla hukuki değerden yoksun sayılmasına, dosyanın O yer Cumhuriyet Savcısının hırsızlık suçu yönünden sanık aleyhine ve sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları yönünden lehine istinaf taleplerinin birlikte tek bir karar halinde incelenerek karar verilmesi için dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİ EDİLMESİNE, 28/12/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.