Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15545 E. 2023/661 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15545
KARAR NO : 2023/661
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1 Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2013 tarihli ve 2013/20938 Esas sayılı iddianamesiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289/1-1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. … Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2014/186 Esas, 2014/474 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 289/1-2.cümlesi, 62. , 50. ve 52. maddeleri uyarınca hapisten çevrili 740,00 TL ve doğrudan 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2014/186 Esas, 2014/474 Karar sayılı kararının katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2017/12049 Esas, 2018/9749 Karar sayılı kararıyla;
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, CMK.nun 34 ve 230. maddeleri ve Ceza Genel Kurulu’nun 18.11.2014 gün ve 2013/8-830 esas, 2014/502 sayılı kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2018/932 Esas, 2021/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 289/1-2.cümlesi, 62. , 50. ve 52. maddeleri uyarınca hapisten çevrili 740,00 TL ve doğrudan 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğuna, delillerin yetersiz olduğuna, yokluğunda karar verildiğine ve eksik araştırma yapıldığına ilişkindir.
Katılanlar vekilinin temyiz istemi ise; hapis cezası verilmesi gerektiğine ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1- Bir kısım mahcuzun 28.12.2012 tarihinde sanığa teslim edildiği, 05.06.2013 tarihinde tekrar haciz için gidildiğinde adresten taşınıldığı için suça konu eşyaların yerinde olmadığının tespit edildiği mahkemece kabul edilmiş, sanığın savunmasında, haciz olunan adresten taşınmak zorunda kaldıklarını, eşyaları da beraber götürdüklerini beyan ettiği belirlenmiştir
2. Haciz tutanakları
3. Şikayetçi beyanı
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulduğu ve gereğinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-28.12.2012 tarihinde haczedilerek sanığa yediemin sıfatıyla teslim edilen bir kısım mahcuzun 05.06.2013 tarihinde muhafaza için gidildiğinde yerinde olmadığı tespit edilmiş ise de; İİK.nun 106 ve 110. maddeleri gereği hacizli taşınır malların hacizden itibaren 6 aylık süre içerisinde satışının istenmemesi halinde haczin başka bir işleme gerek kalmaksızın kalkacağı ve bu nedenle muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun hukuka aykırılık öğesinin oluşmayacağı dikkate alınarak ilgili icra dosyası getirtilip incelenerek, onaylı ve okunaklı örnekleri dosya içerisine alındıktan sonra, 6 aylık sürede usulüne uygun olarak satış istenip istenmediği, satış süresini durduran sebeplerin bulunup bulunmadığı tespit edildikten sonra sanığın savunmasında suça konu mahcuzu taşınırken beraberinde taşıdığını, halen mevcut olduklarını ve adresini beyan ettiği anlaşılmakla; savunmasının doğruluğu araştırılıp, mahcuzlar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı, suç tarihinde eşyaların mevcut olup olmadığı belirlenip sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2018/932 Esas, 2021/66 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.