Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15549 E. 2023/35 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15549
KARAR NO : 2023/35
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklenti içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

… 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/187 Esas, 2015/764 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

A) Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının h bendi, 143 üncü madde, 35 inci maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 58 inci maddenin altı ve yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B) İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116 ncı maddesinin iki ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 50 nci maddenin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddenin ikinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

C) Mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 50 nci maddenin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddenin ikinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebebi; … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/187 Esas, 2015/764 Karar sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Sedef Showroom isimli iş yerini işleten suçtan zarar gören …’in 06.02.2015 tarihinde saat 00:52 sıralarında alarm şirketinin iş yerinden alarm ikazı aldıklarını bildirmesi üzerine iş yerine gittiğinde iş yeri camının kırıldığını görerek kolluk görevlilerine haber vermesiyle iş yerinden hırsızlık yapıldığı anlaşılmıştır.

2. İş yerindeki çalışma masasının çekmecesinde bulunan 1.300,00 TL paranın, diz üstü bilgisayarının, 1.500,00 TL değerinde 15 adet gelin tacının, 250,00 TL değerinde 25 adet imitasyon küpenin çalındığının tespit olunduğu ve suçtan zarar gören …’in aynı gün saat 03:30 sıralarında konutuna giderken hırsızlığın yapıldığı iş yerinin bir üst sokağında arabanın altında abiye kıyafete sarılı olarak bırakılan diz üstü bilgisayarını bulduğunu alınan ek ifadesinde bildirdiği görülmüştür.

3. İş yerinin kapı camının kırılarak iş yerine girildiğinin tespit edildiği konusunda olay yeri görgü tespit ve basit kroki tutanağı dosyada mevcuttur.

4. İş yerinde bulunan kamera kayıtları incelendiğinde saat 01:43 sıralarında üzerinde svetşört ve kot pantolon bulunan 1.60-1.65 boylarında 20-25 yaşlarındaki şüpheli şahsın girdiğinin tespit edildiği görülmüştür.

5. Kamera görüntüleri doğrultusunda tespit edilen eşkal bilgilerine göre çevrede yapılan araştırmada iş yerine 50-70 metre mesafede eşkal bilgilerine uyan sanığın görüldüğü, sanığın kolluk görevlilerini görmesi üzerine kaçmaya başladığı, kovalamaca sonucunda sanığın yakalandığının kolluk görevlilerince düzenlenen 06.02.2015 tarihli tutanak içeriğinde mevcuttur.

6. Sanığın soruşturma evresinde alınan ifadesinde olay günü saat 01:00 sıralarında yaya olarak hırsızlığın yapıldığı iş yeri üzerindeki caddeden geçerken iş yeri kapısında bulunan tanımadığı bir şahsın kendisini iş yeri içerisine çektiği, üzerinde bulunan svetşörtün kapüşonunu kafasına geçirdiği, iş yerinde üç şahsın etrafı karıştırdığını gördüğü, tanımadığı şahısların kaçması üzerine şahısları kovaladığını ancak yakalayamadığını, bu olayı kolluk görevlilerine anlatmak için geldiğinde kolluk görevlilerince yakalandığını beyan ettiği, sanığın kovuşturma evresinde alınan ifadesinde ise kamera kaydındaki şahsın kendisine benzediğini ancak kendisi olmadığını, söz konusu iş yerinden hırsızlık yapmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

5237 sayılı TCK’nın 142 nci maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının h bendi ile 143 üncü maddesinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrasına ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının e bendine aykırı davranılması süresiyle hırsızlık suçu ve bu suç ile birlikte işlenen işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları bakımından savunma hakkının kısıtlanması suretiyle hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/187 Esas, 2015/764 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2023 tarihinde karar verildi.