Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15581 E. 2023/611 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15581
KARAR NO : 2023/611
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kamu malına zarar verme

Suça sürüklenen çocuk …’in yakalama üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinde 23/10/2015 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, müdafi istemediğini belirttiği gibi, 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle zorunlu müdafi atanmasının da gerekli olmadığı halde, suça sürüklenen çocuk için daha önce atanan müdafi Av. …’ın yüzüne karşı tefhim edilen karar, müdafi tarafından temyiz edilmiş ise de, anılan müdafinin suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığı gözetilerek, yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmünün bizzat suça sürüklenen çocuk …’e tebliğinin gerektiği, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 29.09.2021 tarihli ve 2020/7883 Esas, 2021/15519 Karar sayılı ilâmı üzerine, kararın 17.12.2021 tarihinde suça sürüklenen çocuğa tebliğ edildiği, suça sürüklenen çocuğun, hakkında kurulan hükümleri temyiz etmediği görülmüştür.
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk … müdafiinin ve katılan vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … C. Başsavcılığının 22.01.2015 tarihli ve Esas No : 2015/3422, İddianame No : 2015/222 sayılı iddianamesi ile, … Belediye Başkanlığına ait alt geçitte bulunan metal merdiven korkuluklarının yerinden sökülerek çalındığının ihbar edildiği, kolluk görevlileri tarafından olay yerine gidildiğinde çekçekle hurda toplayan iki erkek şahsın kaçtıkları, kovalamaca sonucu yakalandıkları iddiası ile, suça sürüklenen çocukların hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından TCK’nın 152/1-a, 31/3, 142/1-e, 143, 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Çocuk Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2015/437 Esas, 2015/837 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-a, 143, 31/3, 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 51/1 ve 51/3. maddeleri gereğince ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, kamu malına zarar verme suçundan beraatlerine karar verilmiştir.
3. Dosya Yargıtay C. Başsavcılığının 02.02.2020 tarihli ve 2-2016/73437 sayılı Tebliğnamesi ile suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu malına zarar verme suçu yönünden onama, hırsızlık suçu yönünden bozma görüşü ile incelenmek üzere gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk … müdafii süresi içerisinde verdiği 14.12.2015 hakim havale tarihli dilekçesi ile süre tutum talebinde bulunmuş, ayrıntılı temyiz dilekçesinde özetle hırsızlık suçu bakımından suça sürüklenen çocuğun suça konu alüminyumları atıl bırakıldığı için aldığını, kamu malı olduğunu düşünmediğini, zira iddianame ile de açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan dava açıldığını, katılan vekili süresi içerisinde verdiği 28.12 2015 havale tarihli dilekçesinde özetle, kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat kararının gerekçesiz olduğunu, suçun maddi ve manevi kastının oluştuğunu, hırsızlık suçu bakımından cezalandırmaların yerinde olduğunu, ancak kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
1.06.01.2015 günü saat 04:15 sıralarında, … Mahallesi, … Sokak ile … Mahallesini bağlayan alt geçitte bulunan ve … Belediye Başkanlığına ait malzemelerin çalındığı anonsu üzerine olay yerine giden görevliler, suça sürüklenen çocukları, çekçek tabir edilen araçta 82 parça alüminyum metal merdiven korkuluğu yüklü olduğu halde olay yerinden ayrıldıktan sonra görmüş, görevlileri görünce kaçmaya çalışan suça sürüklenen çocuklar yakalandıklarında, sahipsiz malzeme zannederek aldıklarını söylemişlerdir.
2. Suça sürüklenen çocukların nüfus ve sabıka kayıtları dosyaya celp olunmuş, suç tarihinde sabıkasız oldukları görülmüştür.
3. Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde; her ne kadar suça sürüklenen çocuklar hakkındaki iddianamede adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan dolayı kamu davası açılmış ise de; suça konu merdiven korkuluklarının bu vasıfta olmadığı, kamu hizmetine tahsis edilmiş alt geçide ait merdiven korkulukları olduğu kabul edilerek TCK’nın 142/1-a maddesi uyarınca uygulama yapılmış, kamu malına zarar verme suçundan dolayı kamu davası açılmış ise de; zarar verilen merdiven korkuluklarının suçun konusu olmaları itibariyle ayrıca bu suçun oluşmadığı gerekçesi ile bu suç yönünden beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuk …’in yakalama üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinde 23.10.2015 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, müdafi istemediğini belirttiği gibi, 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle zorunlu müdafi atanmasının da gerekli olmadığı halde, suça sürüklenen çocuk için daha önce atanan müdafi Av. …’ın yüzüne karşı tefhim edilen karar, müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, anılan müdafiinin suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kararı temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, daha önce görevlendirilen ve temyize hakkı bulunmayan suça sürüklenen çocuk … müdafii Av. …’ın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin temyizi yönünden;
Suça sürüklenen çocukların kamu malına zarar verme suçundan eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a 31/3. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddeleri gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin suça sürüklenen çocuk …’in sorgusunun yapıldığı 23.10.2015 tarihinden itibaren dolmuş bulunması nedeniyle davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerekmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilinin suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında sadece vekâlet ücretine yönelik temyizi yönünden;
Tüm dava dosyası kapsamı, yakalama tutanağı, suça sürüklenen çocuk …’nin tevilli ikrarı karşısında, hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
a. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun’un 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanun’un Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b.İddianamede TCK’nın 142/1-e maddesi gereğince cezalandırılması talep edilen suça sürüklenen çocuk hakkında, ek savunma hakkı verilmeden aynı Kanun’un 142/1-a maddesi ile uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
c.Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesi gereğince maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümlere ilişkin, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebi yönünden;
Suça sürüklenen çocuğun yakalama üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinde 23.10.2015 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, müdafi istemediğini belirttiği gibi, 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle zorunlu müdafi atanmasının da gerekli olmadığı halde, suça sürüklenen çocuk için daha önce atanan müdafii Av. …’ın yüzüne karşı tefhim edilen karar, müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, anılan müdafiinin suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kararı temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, daha önce görevlendirilen ve temyize hakkı bulunmayan sanık müdafii Av. …’ın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince, REDDİNE,
B. Suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat kararına ilişkin katılan vekilinin temyizi yönünden,
Gerekçe bölümünün 2. maddesinde açıklanan nedenlerle … Çocuk Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/437 Esas, 2015/837 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE,
C. Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet kararına yönelik suça sürüklenen çocuk … müdafii ve katılan vekilinin temyizi yönünden;
Gerekçe bölümünün 3. maddesinde açıklanan nedenlerle … Çocuk Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/437 Esas, 2015/837 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk … müdafii ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.