Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15608 E. 2023/101 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15608
KARAR NO : 2023/101
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında mala zarar verme suçlarından neticeten hükmolunan 1.000 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2010 tarihli ve 2010/367 Esas, 2022/822 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanun’u 116 inci maddesinin birinci fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve her iki suçtan da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nın 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 18.01.2011 tarihinde kesinleştikten sonra 5 yıllık deneme süresi içerisinde 12.02.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının h bendinde tanımlanan hırsızlık suçunu işleyen sanık, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkum edilmiş, mahkumiyet kararının 21.04.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine mahkemesine ihbarda bulunulmuş, … 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.04.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararı ile ilk hüküm aynen açıklanmış, hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116 inci maddesinin birinci fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine ilişkindir .
III. OLAY VE OLGULAR
Dosya içeriğine ve anlatımlara göre, şikayetçinin oturduğu apartmanın çatısında bulunan gün ısı panellerini çalmak isteyen şahısların, güneş enerjisi panellerinin camlarını kırdıkları, sesi duyan apartman yöneticisi tanık …’ın çatıya gelmesi üzerine eylemi tamamlayamadan olay yerinden kaçtıkları, soruşturma devam ederken, sanık ve temyiz dışı sanıklar … Balel, Hüseyin Emre Tosun ve … Uzlu’nun, 03.07.2010 tarihinde benzer bir hırsızlık eyleminde yakalandıkları, sanık …’in, dosyaya konu eylemi de birlikte işlediklerini ikrar ettiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Hükmün miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, etkin pişmanlık hükümlerinin suçun tamamlanması halinde uygulanabileceği gözetilmeden, teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilen eylem nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması hukuka aykırı bulunmuş ise de; temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığından; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde ise, 5237 sayılı Kanun’un 116 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza olarak belirlenen 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının c bendi gereğince bir kat artırım yapılırken 12 ay yerine 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi sonuç cezanın doğru belirlenmesi karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasıflarının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Mala Zarar Verme Suçuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hırsızlık ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.