Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15632 E. 2023/70 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15632
KARAR NO : 2023/70
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan …’e yönelik mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı, sanık müdafinin temyiz dilekçesinde kararı yalnızca hırsızlık suçu bakımından temyiz ettiğini belirttiği, temyizin kapsamının hırsızlık suçu ile sınırlı olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.07.2020 tarih, 2019/1-52 Esas ve 2020/359 Karar, 12.03.2020 tarih, 2018/1-337 Esas ve 2020/176 Karar, 23.10.2018 tarih, 2017/1-842 ve 2018/457 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduktan sonra, ilgililerin temyiz başvurusundan “Feragat” ya da “Vazgeçme” vb. içerikli taleplerinin, kanun yoluna başvurma hakkından feragat kapsamında değil yapılan kanun yolu başvurusunun geri alınmasını düzenleyen 5271 sayılı Kanun’un 266. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve talep içeriğinin açıkça temyiz başvurusunun geri alınması diğer bir deyişle yapılan temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtıp yansıtmadığına bakılmasının gerekeceği, iradenin açıkça yapılan temyiz başvurusundan vazgeçmeye yönelik olması hâlinde, temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan “İstek” de ortadan kalkmış olacağından vazgeçilen bu temyiz davasından dolayı Yargıtayca temyiz incelemesinin yapılamayacağı, bu itibarla somut olayda sanık müdafii temyiz isteminde bulunduktan sonra sanığın “Cezamın onaylanmasını istiyorum.” şeklindeki dilekçesi ile asıl iradesinin temyizden vazgeçmek değil de açık ceza infaz kurumuna geçiş yapmak, daha fazla kapalı ceza infaz kurumunda kalmamak için dosyanın bir an önce sonuçlanmasına/öncelikle incelenmesine yönelik olduğu, sanığın 15.11.2022 tarihinde sanık müdafinin temyiz dilekçesine muvafakat ettiğini belirttiği tespit edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılana yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2022 tarihli ve 2022/56 Esas, 2022/281 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davasında eylemin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 inci maddesinin ikinci fıkrasının h bendi, 143 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan ise beraatine karar verilmiştir.

2. Kararın sanık müdafii tarafından hırsızlık suçu bakımından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/2692 Esas, 2022/2245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hırsızlık suçu bakımından sanık müdafiinin temyiz talebi; sanığın samimi ikrarda bulunduğuna, müştekinin zararını karşılamak istediğine, ancak tutuklu olduğu için kendisine verilen süreler içinde zararı karşılayamadığına, sanığın çok pişman olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve verilen ceza miktarının çok yüksek olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’in katılan …’e ait, 2019 yılından beri gayrifaal olan … Apart Otel isimli otele geldiği, otelin kamerasını söktüğü akabinde otelin mutfak kapısını zorlayarak içeri girdiği, buzdolabının motorunu yerinden söktüğü, pervanelerine zarar verdiği, 14 adet oda kapısını zorlayarak kırdığı ve suça konu malzemeleri alarak 26/12/2021 günü saat 00:22 sıralarında eşyaların bulunduğu torbayla otelden ayrıldığı tespit edilmiştir.

2. Sanığın yargılama aşamasında, katılana ait otelden 1 adet televizyon ve 15-20 adet musluk başlığı çaldığını ikrar ettiği, 30/12/2021 tarihli yakalama tutanağında yine eylemi kendisinin gerçekleştirdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

3. Dosya kapsamında bulunan olay yeri inceleme raporuna göre, etrafı bahçe duvarı ile çevrili alan içerisinde kurulu zemin üzeri 5 katlı binada faaliyet gösteren … Apart Otel isimli yerin 2019 yılından itibaren gayrifaal olduğu tespit edilmiş.

4. Dosya kapsamında bulunan 30.12.2021 tarihli yakalama ve teslim tutanağı içeriğinden, sanığın 26.12.2021 günü saat 00:22’de iş yeri arka kısmından elinde televizyon ve bataryaların bulunduğu poşet ile çıktığı görülmüş, görüntülerdeki kişinin sanık … olduğu tespit edilmiş, sanık yakalandığında hırsızlık eylemini ikrar ettiği tutanak altına alınmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın suç tarihinde işlemiş olduğu hırsızlık suçu bakımından kurulan ilk derece mahkemesi hükmüne yönelik kararda usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların da kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

1. Etkin Pişmanlık Hükümleri ve Lehe Hükümlerin Uygulanması Yönünden
İlk derece mahkemesindeki yargılama sürecinde, 23.02.2022 tarihli ilk celsede, sanığın zararı gidermek istediğini beyan ettiği, müştekinin zararını gidermesi için sanığa birden fazla kez süre verildiği, sanığın 29.04.2022 tarihli dördüncü celseye kadar mahkemece süreler verilmiş olmasına rağmen zararı gidermediği tespit edilmiş. 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı kısmen veya tamamen gidermesi gerektiğinden ve mahkemece sanığa zarar giderimi için süreler verilmiş olmasına rağmen zarar giderilmediğinden ve sanık lehine olan hükümler bakımından mahkemece değerlendirme yapıldığı tespit edildiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Cezanın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi Yönünden
Mahkemece temel ceza tayin edilirken suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zarar miktarı nazara alınarak değerlendirme yapılmış ve temel ceza takdiren ve teşdiden altı yıl olarak belirlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinde, “Hakimin, somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.” şeklindeki düzenleme uyarınca dosya kapsamına, katılanın beyanlarına ve 04.03.2022 tarihli değer tespit tutanağına göre temel cezanın teşdiden tespit edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/2692 Esas, 2022/2245 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2023 tarihinde karar verildi.