YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15801
KARAR NO : 2023/411
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/341 E., 2022/762 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2009 tarihli ve2008/85 Esas, 2009/107 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında,
1. Hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 31/2 (1/3 oranında) ve 62. maddeleri uyarınca 2 kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1-4, 31/3 (1/3 oranında) ve 62. maddeleri uyarınca 2 kez 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı yasanın 50/1-c maddesi uyarınca hapis cezasının 2 yıl süreyle bir eğitim kurumuna devam etmesi seçenek tedbirine çevirlmesine karar verilmiştir.
B. Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2009 tarihli ve 2008/85 Esas, 2009/107 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 25.02.2016 tarihli ve 2015/17697 Esas, 2016/2370 Karar sayılı kararı ile,
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin,
Hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 3-b maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre kesin nitelikte olduğundan, temyiz talebinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak reddine,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun birden fazla kişi tarafından işlenmesi nedeniyle bu suçtan kurulan hükümlerde TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiği, Y.C.G.K.’nın Dairemizce de benimsenen 11.12.2012 günlü, 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli söz konusu olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınacağı öngörüldüğünden geceleyin birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun zamanaşımına uğramadığı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Mahkemece 15-18 yaş aralığında kabul edilen suça sürüklenen çocuk … Atıs hakkında ise yapılan bir kısım uygulamalarda TCK’nın 31/3. maddesi yerine 31/2 yazılması hususları mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olarak kabul edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerde TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuk … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerde, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK’nın 50. maddesi uyarınca “en az iki yıl süreyle bir meslek ve sanat edinmeyi sağlamak amacıyla bir eğitim kurumuna devam etme” seçenek yaptırıma çevrildiği ve seçenek yaptırımın yerine getirilmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının kısmen veya tamamen hapse çevrileceğinin ihtar edildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesindeki “… fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış … bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesindeki “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki emredici düzenlemeler ve 5237 sayılı Kanun’un 50/6-7 madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, seçenek yaptırımın yerine getirilmemesi halinde hapis cezasına çevrilemeyeceği, bu halde seçenek tedbirin değiştirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş ise de suça sürüklenen çocuğun eylemi birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirmesi nedeniyle, hakkında TCK’nın 116/2-4, 1191/-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği, bu durumda netice cezanın kısa süreli olmaması nedeniyle aynı Yasa’nın 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilemeyeceği ve atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 Karar sayılı kararı ışığında, suça sürüklenen çocuğun yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden, bu husus da bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuk … Atıs hakkında kurulan hükümlerde, sosyal inceleme raporu harcaması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bilirkişiye ödenen 75,00 TL’nin suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması, nedeniyle hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
C.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2021 gün, KD/2021/105326 sayılı karar düzeltme talebi üzerine CMK’nın 308. maddesi uyarınca, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/21189 Esas 2021/21998 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 17. Ceza Dairesi’nin 25.02.2016 tarihli ve 2015/17697 Esas, 2016/2370 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına ve Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2009 tarihli ve 2008/85 Esas, 2009/107 Karar sayılı kararının başka suçtan Siirt E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hüküm özlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair talebi de bulunmayan suça sürüklenen çocuk …’ın kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle, 5271 sayılı CMK’nun 196. maddesine aykırı davranılması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/341 Esas, 2022/762 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında,
1. Hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 31/3, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 kez 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1-4, 119/1-c 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 2 kez 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca aleyhe bozma yasağı kapsamında kazanılmış hak teşkil ettiğinden neticeten 6 AY 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı yasanın 50/1-a, 52/2 maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezasının 4.000,00 TL. adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği; davanın zamanaşımına uğradığı, hakkında sosyal inceleme raporu alınmadığı ve bu hususta gerekçeli kararda herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, iki müştekiye karşı aynı tarih ve saatte suç işlediğinden hakkında TCK’nın 43. maddesine ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan bozma öncesinde hükmolunan hapis cezasının eğitim kurumuna devam etme seçenek yaptırımına çevrilmesine rağmen, bozma sonrası hükmolunun hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği ve iki karar arasında farklılık bulunduğunu ve hapis cezalarının miktarının az olması nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; Dosya kapsamında suç tarihi 31.03.2008 olup uzatılmış dava zamanaşınımı kabul edilse dahi (12 yıl) aştığından davanın zamanaşınımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken aksi yönde ceza tertibine gidilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Temyiz dışı sanıklar Abdulcebar Koceman, Mükerrem Aslan, Arif Ayhan ve Feyzi Tan ile suça sürüklenen çocuk …’ın birlikte suç işlemek kastıyla gece saat 23.00 sıralarında şikayetçi …’ın işyerine kapı kilidini kırarak girdikleri, kıymet takdir tutanağına göre 635,00 TL. tutarında hurda malzemeyi çaldıkları, bu olayın hemen akabinde birlikte katılan Cevher Çiftçi’ye ait bakkalın kapı kilit ve kapı camını kırmak suretiyle girdikleri, içeriden 20,00 – 25,00 TL. bozuk para, 40 adet olmak üzere iki koli doritos marka cips, 80 adet olmak üzere bir koli Banido marka dondurma, 36 adet olmak üzere bir koli Panda marka dondurma ve raflarda bulunan miktarı tespit edilemeyen çikolata ve bisküviler çaldıkları, daha önce benzer suçlara karışan temyiz dışı sanıklar Fevzi ve Arif ile yapılan görüşmede her iki işyerine de diğer sanıkhar ile birlikte girdiklerini, hurdacı dükkanından aldıkları malzemeleri, temyiz dışı sanık Sezai Beştaş aracılığı ile adresini bildirdikleri hurdacı dükkanına sattıklarını, diğer işyerinden çaldıkları malzemeleri kullanıp parayı da harcadıklarını beyan ettikleri, suça sürüklenen çocuk ve diğer sanıkların yakalandıkları, alınan savunmalarında suçu ikrar ettikleri, polisleri ile birlikte hurda malzemeleri sattıklarını beyan ettikleri hurdacı dükkanına gittikleri, hurdacı dükkanını işleten şahsın 17 kiloluk hurda malzemeyi Sezai Beştaş’ın kendisine getirdiğini ve karşılığında 60,00 TL. verdiğini beyan ettiği ve dükkanında bulunan 17 kiloluk hurda malzemeyi polislere verdiği ve polisler tarafından da katılan …’a teslim edildiği, anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteğine ilişkin;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 günlü, 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli söz konusu olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınacağı öngörüldüğünden geceleyin birden fazla kişi ile birlikte işlediği hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun zamanaşımı sürelerinin 10 yıl ve 15 yıl olduğu, ayrıca 5271 sayılı Yasada olağanüstü bir yasa yolu olarak düzenlenmiş bulunan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı üzerine dava zamanaşımı süresinin durduğu ve davanın henüz zamanaşımına uğramadığı, TCK’nın 43/2. maddesinin aynı mağdura karşı işlenen eylemler nedeniyle uygulanacağı, bozma öncesi karar ile bozma sonrası verilen kararda farklı seçenek tedbirlere hükmolunmasının hakimin takdirinde olduğu, son olarak her ne kadar suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan hapis cezalarının miktarları hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar verilmesine engel teşkil etmese de suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydından anlaşılan suç işleme konusundaki eğilimine göre yeniden suç işlemeyeceği konusunda Mahkemesinde olumlu kanaat oluşmadığından CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi yasaya aykırı bulunmamıştır.
B.Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteğine ilişkin;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 günlü, 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli söz konusu olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınacağı öngörüldüğünden geceleyin birden fazla kişi ile birlikte işlediği hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun zamanaşımı sürelerinin 10 yıl ve 15 yıl olduğu, ayrıca 5271 sayılı Yasada olağanüstü bir yasa yolu olarak düzenlenmiş bulunan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı üzerine dava zamanaşımı süresinin durduğu ve davanın henüz zamanaşımına uğramadığı, anlaşılmıştır.
C-Temyiz istekleri dışında dikkate alınan sair hususlar yönünden yapılan incelemede,
Suça sürüklenen çocuk hakkında şikayetçi …’a yönelik eylemi nedeni ile kurulan hükümde Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 Esas ve 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötüniyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda şikayetçinin işyerinden çalınan hurda malzemelerin temyiz dışı sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun ifadesi üzerine hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan dava açılan sanık …’e satıldığı ve karşılığında 60,00 TL. aldıklarının anlaşılması karşısında satın alandan sağladığı menfaati kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmeyen suça sürüklenen çocuk hakkında yasal şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanması sureti ile yazılı şekilde karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuğun bozma sonrası alınan savunmasında, her iki katılanın zararını karşıladığını beyan ettiği, mahkemesince gerekçeli kararda, suça sürüklenen çocuğun bozma ilamından sonra fakat hüküm verilmeden önce pişmanlık göstererek her iki müştekinin zararını PTT hesaplarına havale yapmak suretiyle giderdiğinin belirtildiği, katılan Cevher Çiftçi’nin ise alınan beyanında zararının karşılanmadığını beyan ettiği, dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde katılan Cevher Çiftçi hesabına yapılan ödemeye ilişkin makbuzun dosya arasında bulunmadığının anlaşılması karşısında; katılanın temini ile suça sürüklenen çocuğun zararını hangi tarihte, tamamen veya kısmen karşılayıp karşılamadığı, kısmen karşılamış ise kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığının sorulması sonuca göre suça sürüklenen çocuk hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, yazılık şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın karar düzeltme talebi üzerine, kararın suça sürüklenen çocuk lehine bozulması nedeniyle CMK’nın 330/1. maddesi uyarınca, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuğa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ve Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünde C bendinde açıklanan nedenle Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/341 Esas, 2022/762 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin tüm kısımların çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2023 tarihinde karar verildi.