YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15821
KARAR NO : 2023/2573
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2008 tarihli ve 2007/304 Esas, 2008/104 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükümlü tarafından yapılan itiraz sonucu itirazın reddine karar verilerek, kararın 08.10.2008 tarihinde usûlüne uygun kesinleştiği anlaşılmıştır.
Hükümlünün denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/464 Esas, 2015/358 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/464 Esas, 2015/358 Karar sayılı kararının hükümlü tarafından temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 06.07.2020 tarihli ve 2020/11388 Esas, 2020/7742 Karar sayılı kararıyla suça konu malın değerinin az olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/107 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 145 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği ve söz konusu kararın temyiz edilmeden 16.03.2022 tarihinde usûlüne uygun olarak kesinleştiğine dair kesinleştirme şerhi düzenlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 13.10.2022 tarihli ve 2022/20757 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/133088 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/133088 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, anılan Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu nazara alındığında;
Suç tarihinin 05.06.2007 olduğu ve sanık hakkında verilen 15.05.2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 08.10.2008 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 26.12.2009 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 08.10.2008 ile 26.12.2009 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 26.12.2009 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı ve suçun işlendiği 05.06.2007 tarihinden, sanığın Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesince mahkûmiyetine karar verildiği 12.01.2022 tarihine kadar geçen sürede olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınarak davanın düşürülmesi yerine, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Hükümlünün yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağan üstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükümlü bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 08.10.2008 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 26.12.2009 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenmiştir.
4. 12 yıllık olağan üstü zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 05.06.2007 gününden karar tarihine kadar dolduğundan düşme kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla mahkûmiyet kararı verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/107 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.