YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15824
KARAR NO : 2023/2999
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
Çal Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2021 tarihli ve 2021/246 Esas, 2021/451 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289/1, 62 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddesi uyarınca 1 ay 28 gün hapis ve 300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 53. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verildiği, söz konusu kararın, itiraz edilmeksizin 21.09.2021 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 29.09.2022 tarihli ve 2022/12284 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/133643 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/133643 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 289/1 ve 62/1. maddeleri gereğince hükmolunan 2 ay 15 gün hapis cezası üzerinden, 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak 2 ay 26 gün hapis cezası hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 2 ay 28 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin olunmasında,
2. Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53/1 maddesinin (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılmasına karar verilmesinde,
3.18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun 106/3. maddesi gereğince “ Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Karar duruşmasında … D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa 10.09.2021 tarihinde tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun’un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara itiraz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tebliğin usûlsüz olduğu ve inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
2. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, itiraz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.