Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15826 E. 2023/2985 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15826
KARAR NO : 2023/2985
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi

Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.06.2019 tarihli ve 2019/402 Esas sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında katılanın arılık ve kereste deposuna zarar verdikleri iddiasıyla mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2019/374 Esas, 2022/186 Karar sayılı kararı ile sanık Aziz Günday hakkında mala zarar veme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 ve 62. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık Makbule Günday hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151, 167/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, anılan karara katılan vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2022 tarihli ve 2022/177 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının,5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 11.10.2022 tarihli ve 2022/16153 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/131386 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/131386 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer olayla ilgili olarak, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.02.2012 tarihli ve 2010/6468 Esas, 2012/3206 Karar sayılı; 06.02.2012 tarihli ve 2011/850 Esas, 2012/3309 Karar sayılı ilamları ile Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 22.02.2017 tarihli ve 2016/10606 Esas, 2017/1513 Karar sayılı ve 14.04.2016 tarihli ve 2015/6294 Esas, 2016/15295 Karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinde yer alan, “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” şeklinde düzenleme ile diğer objektif ve subjektif koşulların varlığı halinde, anılan Kanun’un 231/5. maddesi gereğince, sanıklar hakkında aynı Kanun’un 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilâmında yer alan; “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir.” şeklindeki açıklama da nazara alındığında, her olaya özgü ayrı bir değerlendirme yapılarak maddî zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki diğer objektif ve subjektif şartların bulunması halinde, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun tartışılması gerektiği, somut olayda mahkemesince yapılan yargılama sırasında, sanıkların katılana ait kereste deposuna ve arılığa zarar verme şeklinde gerçekleştirdikleri eylem neticesinde, dosyada mevcut 04.01.2022 tarihli zarar tespit tutanağı uyarınca suça konu kereste deposunun güncel maliyetinin 7.500,00 Türk lirası, arılığın ise 5.900,00 Türk lirası değerinde olduğunun belirlendiği, sanıkların 30.11.2021 tarihli celsede zararı karşılamak istemediklerini beyan ettikleri, katılanın da 01.02.2022 tarihli celsede de zararının giderilmesini talep ettiği, bu hâlde 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki şartların bulunduğundan bahisle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ”şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilâmında yer alan; “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir.” şeklindeki açıklama da nazara alındığında, her olaya özgü ayrı bir değerlendirme yapılarak maddî zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki diğer objektif ve subjektif şartların bulunması hâlinde, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun tartışılması gerektiği, somut olayda mahkemesince yapılan yargılama sırasında, sanıkların katılana ait kereste deposuna ve arılığa zarar verme şeklinde gerçekleştirdikleri eylem neticesinde, dosyada mevcut 04.01.2022 tarihli zarar tespit tutanağı uyarınca suça konu kereste deposunun güncel maliyetinin 5.900,00 Türk lirası, arılığın ise 7.500,00 Türk lirası değerinde olduğunun belirlendiği, sanıkların 30.11.2021 tarihli celsede zararı karşılamak istemediklerini beyan ettikleri, katılanın da 01.02.2022 tarihli celsede zararının giderilmesini talep ettiği, bu hâlde 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki şartların bulunduğundan bahisle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2022 tarihli ve 2022/177 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.