Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15836 E. 2023/99 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15836
KARAR NO : 2023/99
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Resmi görevlilere görevlerinden dolayı hakaret, nas-ı ızrar
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2007 tarihli ve 2005/1025 Esas, 2007/134 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında resmi görevlilere görevlerinden dolayı hakaret suçundan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 266 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 269 uncu maddesi uyarınca 4 ay hapis ve 686,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi uygulanmasına; nas-ı ızrar suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 516 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ile 522 nci maddesi uyarınca 4 ay hapis ve 115,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi uygulanmasına karar verilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 09.07.2007 tarihinde kesinleştikten sonra 5 yıllık deneme süresi içerisinde 06.10.2010 tarihinde silahla tehdit suçunu işleyen suça sürüklenen çocuk 3 yıl 9 ay hapis cezasına mahkum edilmiş, mahkumiyet kararının 15.06.2021 tarihinde kesinleşmesi üzerine mahkemesine ihbarda bulunulmuş, Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.03.2022 tarihli ve 2022/93 Esas, 2022/398 Karar sayılı kararı ile ilk hüküm aynen açıklanmıştır.

2. Suça sürüklenen çocuğun, UYAP ortamında alınan nüfus kaydına göre doğum tarihinin 11.02.1986 olduğu, 20.09.2003 olan suç tarihinde onsekiz yaşından küçük olduğu halde Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06.04.2007 tarihli ve 2005/1025 Esas, 2007/134 Karar sayılı kararında, suça sürüklenen çocuk hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yaş küçüklüğü ile ilgili hükümlerinin uygulanmadan hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23 üncü maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için öngörülen denetim süresinin 3 yıl olduğu gözetilmeden 5 yıl denetim süresine karar verildiği hukuka aykırı ve ihbara konu suçun, 3 yıllık deneme süresi dolduktan sonra işlendiği anlaşılmış ise de suça sürüklenen çocuğun UYAP’tan alınan adli sicil kaydına göre, 3 yıllık denetim süresi içinde Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06.09.2013 gün, 2013/60 Esas, 2013/172 Karar sayılı ilamına göre 07.02.2009 tarihinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği, 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığına ilişkin kararın 08.12.2015 tarihinde kesinleştiği ve açıklanması geri bırakılan kararın açıklanma koşullarının oluştuğu belirlenmiştir .

3. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.03.2022 tarihli ve 2022/93 Esas, 2022/398 Karar sayılı kararına karşı suça sürüklenen çocuk ve müdafii istinaf talebinde bulunmuştur.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/1426 Esas, 2022/1768 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılmasına ve zamanaşımının dolması nedeniyle kamu davalarının düşmesine karar vermek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Olay tarihinde hırsızlık suçundan dolayı gözaltına alınan suça sürüklenen çocuk, nezaret odasının giriş kapısının üst camına kafa vurmak sureti ile kırdığı, odada bulunan ahşap döşemeleri söküp, parçaladığı, aydınlatma lambasını ve kamerayı kırdığı, kırılan cam ve tahta parçalarını görevli polis memurları üzerine fırlatığı, görevli polis memurlarına tehditle hakaret ettiği, 250,00 TL lik değeri pek hafif olan kamu malına zarar verdiği, bu suretle üzerine atılı kamu malına zarar verme ve görevli memura cebir, şiddet ve tehditle hakaret suçlarını işlediği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 inci maddesi gereğince sanığın lehine olduğu tespit edilen 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre resmî sıfatı haiz olan bir memurun huzurunda hakaret suçu için 5 yıllık, yine aynı Kanun’un 102 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre nas-ı ızrar suçu için 10 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 67 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre suça sürüklenen çocuk için belirlenen zamanaşımı sürelerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihi ile ihbara konu kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında geçen durma süresinin ilave edilmesi sureti ile hesaplanan zamanaşımı sürelerinin son zamanaşımını kesen savunmanın alındığı tarihi olan 12.11.2003 tarihinden itibaren, hükmün verildiği 18.03.2022 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının düşmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, düzeltilebilir nitelikte bir hata kabul edilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca KALDIRILMASINA, “Suça sürüklenen çocuk hakkında resmi sıfatı haiz olan memura hakaret ve nas-ı ızrar suçlarından açılan kamu davalarının, gerçekleşen 5 ve 10 yıllık dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası, 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca DÜŞMESİNE, yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,” ibarelerinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi gereğince hükümlerin DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Zamanaşımının hesaplanmasında; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 inci maddesi gereğince 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe yasa olduğu, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre resmî sıfatı haiz olan bir memura hakaret suçu için 5 yıllık, aynı Kanun’un 102 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre nas-ı ızrar suçu için 10 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 67 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre suça sürüklenen çocuk için belirlenen zamanaşımı sürelerine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihi olan 09.07.2007 tarihi ile hükmün açıklanması şartlarını sağlayan konu kasıtlı suçun işlendiği 07.02.2009 tarihi arasında geçen 1 yıl 6 ay 28 günlük durma süresinin ilave edilmesi sureti ile hesaplanan zamanaşımı sürelerinin, zamanaşımını son kesen işlem olan savunmanın alındığı 12.11.2003 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 18.03.2022 tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/1426 Esas, 2022/1768 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebebi ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2023 tarihinde karar verildi.