YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15905
KARAR NO : 2023/4712
KARAR TARİHİ : 21.09.2023
…
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/94 E., 2015/114 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2011 tarihli ve 2011/219 Esas No.lu iddianamesiyle sanık hakkında … İlçesi … yakınlarında bulunan… A.Ş’ye ait önceden ucu kesilmiş yaklaşık 20 telefon direğinden kabloları keserek aldığı iddiasıyla hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 43, 53 ve 54. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2013 tarihli ve 2011/89 Esas, 2013/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 142/1-a, 62 ve 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 21.03.2013 tarihinde kesinleşmiştir. 23.05.2013 tarihinde ilamat ve infaz bürosunca sanığın yükümlülüklere uymadığına dair ihtar evrakının sanığın adresine tebliğe çıkarıldığı, sanığın ödeme yapmaması üzerine tekrar duruşma açıldığı, sanığın tebligatın kendisine ulaşmadığına ve bu nedenle zararı gideremediğine dair beyanı ve ödemeyi 22.04.2014 tarihinde yapması üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında tekrar aynı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, katılan vekilinin itirazı üzerine Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/379 D. İş. Sayılı kararıyla … Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2014 tarihli, 2013/51 Esas, 2014/54 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılması üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli, 2014/94 Esas, 2015/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 142/1-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli, 2014/94 Esas, 2015/114 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 28.11.2019 ve 18.05.2022 tarihli ilamlarıyla, soruşturma evrakının aslı ya da onaylı örneklerinin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulduktan sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebinin; beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde, sanığın temyiz dışı diğer sanıklar ile birlikte Türk Telekom A.Ş.’ye ait daha önceden ucu kesilmiş yaklaşık 20 telefon direğinden telefon kablolarını keserek aldıkları, daha sonra kesilen kabloları 11.11.2011 tarihinde 2… plakalı araçla Erzurum İl Merkezine satmak için götürdükleri sırada Jandarma tarafından yakalandıkları, tutanaklar, tanık, diğer sanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sabit kabul edildiği ve mahkemece bu yönde tam vicdani kanaat oluştuğundan sanığın hırsızlık suçu nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2- Sanık suçlamayı inkâr etmiştir.
3-Yer göstermeye ilişkin 12.11.2012 tarihli tutanak, olay yeri tespit tutanağı dosya arasına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Dosya arasında yer alan 12.11.2013 tarihli temyiz dışı sanık K.B.’ye yaptırılan yer göstermeye ilişkin tutanakta, kabloları saat 21.00- 02.30 aralığında kestiklerinin belirtildiği UYAP’tan alınan çizelgeye göre gündüz vaktinin saat 17.03’de gece vaktinin ise, saat 04.46’da bittiğinin anlaşılması karşısında; eyleminin gece gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezada 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
2- Bilirkişi tarafından belirlenen kurum zararının sanık ve temyiz dışı sanıklar hakkında güvence bedeli olarak belirlenen ve mal müdürlüğüne yatırılan toplam 2.400,00 TL’den düşülerek kalan zararın üçe bölünmesi suretiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bahse konu bedelin dosya arasında yer alan evraka göre hazineye gelir olarak kaydedildiğinin anlaşıldığı, sanığın payına düşen bedelin de sanık tarafından 22.04.2014 tarihinde … Mal Müdürlüğüne yatırıldığı, yatırılan paranın kuruma iletilip iletilmediğinin ve kurum zararının tam olarak giderilip giderilmediğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, bu hususun mahkemece araştırılmadan ve tüm zarar giderilmişse 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiği, yine sanığın kurum zararını gidermek amacıyla yatırdığı 3.094,55 TL’nin kısmi ödeme kabul edilerek şikâyetçiden kısmi iade nedeniyle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre, 5237 sayılı Kanun’un 168/2-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3- Mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında koşullarının varlığı halinde cezanın ertelenmesine karar verilebileceği halde, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının zararın giderilmediği gerekçesiyle katılan vekilinin itirazı üzerine kaldırılıp hükmün açıklandığı hususu da gözetilerek, suç tarihinde adli sicil kaydına göre ertelemeye engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 51/1. maddesi gereğince ertelemeye yer olmadığına karar verilirken; sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığını irdeleyen yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden “Sanık hakkında HAGB kararı verildikten sonra sanığın kurum zararını karşılamaması nedeniyle dosya yeniden ele alındığından ve sanık hakkında herhangi bir yükümlülük yüklenmeksizin HAGB kararı verildiğinden Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 13/12/2013 tarih 2013/6274 esas ve 2013/29017 karar sayılı içtihadında belirtildiği gibi “Hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yönelik olduğundan ertelenmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilerek yasal olmayan gerekçe ile ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli, 2014/94 Esas, 2015/114 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…