Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/16024 E. 2023/1500 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16024
KARAR NO : 2023/1500
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirli iflas
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.06.2012 tarihli ve 2012/38542 Soruşturma, 2012/19622 Esas, 2012/8911 numaralı iddianamesi ile sanık hakkında taksirli iflas suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 162/1, 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/14 Esas, 2015/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirli iflas suçundan 5237 sayılı Kanun’un 162/1, 53/1. maddeleri uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/14 Esas, 2015/121 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarihli ve 2020/30883 Esas, 2021/8930 Karar sayılı kararıyla basit yargılama usûlünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası, İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/82 Esas, 2022/743 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirli iflas suçundan 5237 sayılı Kanun’un 162/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun zamanaşımına uğradığına, suçun sanık tarafından işlenmediğine ve bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğuna ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.12.2011 tarihli ve 2010/637 Esas 2011/650 Karar sayılı kararıyla sanığın temsilcisi olduğu … Ege Entegre Tavukçuluk Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin iflasına karar verildiği, bu kararın 06.03.2012 tarihinde kesinleştiği, karar üzerine …’nün 2011/28 sayılı iflas dosyasıyla şirkete ilişkin iflas işlemlerine başlandığı, bu kapsamda bilirkişi …’den 05.04.2012 tarihli bir rapor alındığı, bilirkişi raporuna göre müflis şirketin 2009 yılı defterlerinin sağlıklı ve açıklayıcı şekilde tutulmadığı, 1241 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 310/5. maddesine göre şirkete ait defterlerin yasanın emrettiği şekilde tutulmamış olması durumunda bu şirketin iflas etmesi halinde müflisin taksiratlı sayılacağının belirtildiği, yine mahkemece alınan 04.07.2014 tarihli bilirkişi raporunda da, şirkete ait defterlerin tutulmasında basiretli bir tacir gibi davranmayarak gerekli özen, dikkat ve tertibin gösterilmediği kanısı oluşturulmasından ötürü iflasa sebebiyet verildiği, bu nedenle müflisin taksirli sayılacağı görüş ve kanaatine ulaşıldığı, bilirkişi raporlarında da açıkça belirtildiği üzere, sanığın yetkilisi olduğu şirketin, kanunen tutması gereken defterleri ve belgeleri tutmadığı, iflas aşamasında bu belgelerin olmaması nedeniyle şirketin alacaklılarının ve borçlularının tespit edilemediği, dolayısıyla bu defterlerin tutulmamış olmasının basiretli bir şirket yetkilisi açısından taksirli davranış sayılacağı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/82 Esas, 2022/743 Karar sayılı kararında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, taksirli iflas suçunda suç tarihinin iflas kararının kesinleşme tarihi olduğu, iflas kararının 06.03.2012 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, dosyada yer alan bilirkişi raporları dikkate alındığında suçun oluştuğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/82 Esas, 2022/743 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.