Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/5498 E. 2023/5897 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5498
KARAR NO : 2023/5897
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/160 E., 2020/514 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık müdafii yokluğunda verilen ve 31.03.2020 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 5271 sayılı Kanun’un 291/1. maddesinde öngörülen on beş günlük süre geçtikten sonra 11.06.2020 tarihinde temyiz etmişse de, COVİD-19 salgını sebebiyle 7226 sayılı Kanun’un geçici 1. madde ve 29.04.2020 tarih, 2480 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile tüm adli sürelerin 13.03.2020 tarihinden itibaren 15.06.2020 tarihine kadar durdurulması karşısında, sanık müdafiinin temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun’un 291/1. maddesi uyarınca süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Azdavay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2019 tarihli ve 2019/42 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında, … A.Ş.’ye ait 12 direk arasındaki kabloları keserek çalması şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 37/1, 142/1-a, 143, 142/5, 53/1, 58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Azdavay Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/60 Esas, 2019/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a, 142/5, 143. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2020/160 Esas, 2020/514 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine, “hükmün A. bölümü’nün 4. paragrafı hükümden tamamen çıkartılarak yerine “Katılan kurum ve suça konu telefon tellerini satın … şirketin bütün zararının kovuşturma aşamasında giderildiği gözetilerek sanığın cezası takdiren 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirilerek 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibareleri yazılması ve sonuç cezanın 4 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; verilen kararın hukuk ve yasalara aykırı olduğuna, somut delil bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Temyiz dışı sanık …’in nedamet sergileyerek diğer sanıklarla birlikte gerçekleştirdikleri eylemleri tüm detayları ile itiraf etmesi üzerine, ifadesi alınan diğer sanık …’ın da aşamalardaki tüm ifadelerinde atılı suçu yine detayları ile anlatarak ikrar ettiği, diğer sanıklar … ve …’ın beyanlarının tüm detaylarda örtüştüğü, sanık …’in ise aşamalardaki savunmalarında atılı suçu inkâr ettiği, suç tarihinde tanık sıfatı ile dinlenen … Kervan ile evde yemek yedikleri ve televizyon seyrettikleri konusunda savunmada bulunulduğu, tanığın da sanığın işbu savunmasını doğruladığı ancak tanığın, Selehattin’in evinden ayrıldığı saati 23.00-24.00 sıraları şeklinde bildirdiği, diğer sanıklar … ve …’ın da tanık anlatımları ile uyumlu şekilde sanık …’in evine saat 23.00’den sonra gittiklerini ve evde kendilerinden başka kimsenin bulunmadığını beyan ettikleri, bu nedenle söz konusu tanığın diğer sanıklar ile karşılaşmamasının olağan olduğu, sanıklar … ve … tarafından tanık …’in suç tarihinden sonraki gece birlikte alkol aldıkları sırada katılan kuruma ait telefon tellerinin bulunduğu alanda gece iki adet araç gördüğünü kendilerine söylediğinin iddia edildiği, söz konusu iddianın tanık tarafından doğrulanmadığı ancak tanığın sanık …’in amcasının oğlu olduğu, bu nedenle Mahkeme tarafından tarafsız olamayacağının değerlendirildiği, ancak bu hususun da sanığın olay tarihinde katılan kuruma ait telefon tellerinin çalınması eylemini gerçekleştirdiği sonucuna etkili olmadığı, diğer sanık …’in vicdanen ciddi rahatsızlık duyarak gerek şeriklerin isimlerini vermek ve gerekse tüm detayları ile olayı anlatmak suretiyle işlemiş olduğu hırsızlık suçunu resmî makamlara itiraf ettiği, diğer sanık …’ın da …’in itirafı üzerine detaylı şekilde …’in beyanı ile örtüşür nitelikte samimi ikrarda bulunduğu, her üç sanık arasında da husumet bulunmadığı, bu nedenle diğer sanıkların sanık …’e suç isnadında bulunmaları için nedenlerinin olmadığı ve bu durumun olağan akışa uygun da bulunmadığı, nitekim sanık …’in de aşamalarda diğer sanıklar ile akraba ve arkadaş olması nedeniyle sıklıkla görüştüğünü, sanıkların iki … süresince evinde kaldığını, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını beyan ettiği, ancak sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmek maksadı ile kendisini suçlar nitelikte beyanda bulunduğunu ileri sürerek atılı suçu inkâr ettiği, katılan kurumun 21.02.2019 tarihli cevabi yazısı ile kurumlarının 29.139,73 TL zararının olduğunun ve iletişim hatlarında kesinti yaşandığının ve suç nedeniyle 24 adet telefon, 1 adet internet müşterilerinin etkilendiğinin, ıslah çalışmalarının 25 … sürdüğünün bildirildiği, kovuşturma aşamasında da diğer sanıklar … ve …’ın katılan kurumun tüm zararı ile 3. kişi olan telleri satın … şirketin tüm zararını karşıladıkları anlaşılmakla, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılan kurum ve temyiz dışı sanıkların beyanları ile dosyaya ibraz edilen banka dekontundan, katılan kurum ve suça konu telefon tellerini satın … şirketin tüm zararlarının diğer sanıklar … ve … tarafından kovuşturma aşamasında giderildiği, zararın tamamı giderildiğinden sanık … tarafından zararın karşılanmasına olanak bulunmadığı anlaşıldığından, sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerine göre cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı ve sanık müdafiinin istinaf istemi bu nedenle yerinde ise de; bu aykırılığın, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-f maddesi uyarınca olayın daha ziyade aydınlanması için başka toplanması gerekli delil bulunmadığı kanaatine ulaşılarak, dosya üzerinden inceleme yapılarak düzeltilebilir nitelikte olduğundan, hükmün A. bölümü’nün 4. paragrafı hükümden tamamen çıkartılarak yerine “Katılan kurum ve suça konu telefon tellerini satın … şirketin bütün zararının kovuşturma aşamasında giderildiği gözetilerek sanığın cezası takdiren 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirilerek 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibareleri yazılması ve sonuç cezanın 4 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de, temyiz dışı sanıklar … ve …’ın … beri, sanık ile beraber gece vakti olay yerine gidip kabloları keserek aldıklarını, daha sonra sanığın gittiğini, kendilerinin kabloları satıp sanık ile beraber parayı paylaştıklarını beyan etmeleri, sanığın … ve …’ı tanıdığını, aralarında bir husumet bulunmadığını beyan etmesi karşısında sanığın atılı suçtan cezalandırılmasında bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2020/160 Esas, 2020/514 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Azdavay Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.