YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7042
KARAR NO : 2022/18544
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e ve 35. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2021 tarihli ve 2021/1000 esas, 2021/861 sayılı kararının istinaf edilmeden kesinleşmesini müteakip, hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2022 tarihli ve 2021/1000 esas, 2021/861 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/02/2022 tarihli ve 2022/96 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22/06/2022 gün ve 1301-2022 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/07/2022 gün ve 2022/95421 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanunun 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir” şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümde belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak, olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda ilk yargılamada görev alan Hakim Seda Nur Alaslan’ın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararda görev alamayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Dosya kapsamına göre, katılan …’nin yüzüne karşı verilen Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli kararının kanun yolu bildiriminde “…tefhim/tebliğinden itibaren..” ibaresinin kullanılarak yanıltıcı ifadede bulunulması sebebiyle, kararın katılana tebliğ edilmesi gerektiği ancak tebliğ edildiğine ilişkin davetiyenin dosya arasında bulunmaması nedeniyle hükmün usulüne uygun kesinleşmediği,
2-Sanık …’in yüzüne karşı verilen Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli kararının tefhiminden sonra 01/11/2021 tarihli dilekçesiyle cezanın onanmasını talep ettiği, bu dilekçenin istinaftan feragat niteliğinde olmadığı, sanığın sonradan 22/12/2021 tarihli dilekçesiyle kararı istinaf ettiği ve bu dilekçe üzerine mahkemenin dosyayı istinaf yasa yoluna göndermesi ya da istinaf talebinin reddine karar vermesi gerektiğinden Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli kararının kesinleşmediği, sonradan verilen yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ve itiraz sonucu mercii Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddine ilişkin kararın da yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle (ANKARA) 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2022 tarihli ve 2022/96 Değişik İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.