Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/7805 E. 2023/4879 K. 26.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7805
KARAR NO : 2023/4879
KARAR TARİHİ : 26.09.2023


MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/61 E., 2020/14 K.

SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Foça Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.12.2012 tarihli ve 2012/656 Esas No’lu iddianamesi ile sanık hakkında, şikâyetçinin Yeni Balıkçı Barınağı 1. İskelede bağlı bulunan teknesinin kapalı ve kilitli durumdaki makine dairesinden iki adet akünün çalınması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Foça Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2013 tarihli ve 2012/372 Esas, 2013/498 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 165, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Foça Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2013 tarihli ve 2012/372 Esas, 2013/498 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2016/14049 Esas, 2018/15168 Karar sayılı kararı ile, “sanığın savunmasında adı geçenlerin açık kimlik ve adresleri araştırılıp, belirlenmesi halinde tanık sıfatı ile dinlenilerek sonucuna göre, tanık …’ın da yeniden dinlenerek akülerin suyu olup olmadığı, keza kullanılabilecek durumda olup olmadığı sorularak, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilip değerlendiremeyeceği gözetilmeden suçun hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 165/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, Foça 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2020/61 Esas, 2020/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 283/1. maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına, aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; tanıkların beyanlarının doğru olmadığına, asılsız beyanlarda bulunduklarına, teknenin kilitli ve muhafaza altında olmadığına, tekneye çürümemesi için dolan suyu tahliye etmek için girdiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde, şikâyetçinin yeni balıkçı barınağı 1.iskelede bağlı bulunan teknesinde kapalı ve kilitli durumundaki makine devresinde bulunan iki adet akünün ve miçonun çalındığı, şikâyetçinin hurdacıları gezerek iki tane aküsünün çalındığını söylediği ve telefon numarasını bıraktığı, hurdacı …’ın dükkanında iki adet akünün bulunduğunu şikâyetçiye bildirdiği, …’ın hurdacı dükkanına aküleri sanık …’in getirdiğini beyan ettiği, dosya kapsamında alınan diğer tanık beyanları ile de sanığın hırsızlık suçunu işlediği Yerel Mahkemece sabit görülmüştür.

Sanık üzerine atılı suçlamaları inkâr etmiş, şikâyetçi, tanık beyanları alınmıştır. 29.08.2012 tarihli görgü tespit tutanağı ve değer tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
29.08.2012 tarihli görgü tespit tutanağında, “teknenin orta kısmında motor dairesinin kapak ile açılabildiği, kapak üzerinde monteli demir halka olduğu, kapağı açınca 1 metre içeri inildiğinde akülerin olmadığının” tespit edilmesi ve sanığın savunmasında “söz konusu teknenin kendisinin çalıştığı teknenin yanında bağlı olduğunu, zaman zaman kötü havalarda içine su dolduğundan batmasını önlemek için içine girerek hortumla suyu boşalttığını, olay tarihinden önce de bu şekilde su bastığı için tekneye girip, suyu tahliye ettiğini, yanında da … isimli teknenin personeli, … ve soyadlarını bilmediği, …,…,… isimli şahısların olduğunu, tekneye girerek suyu tahliye ettiklerini, hatırladığı kadarı ile suyu tahliye ettiklerinde makine dairesinde akülerin olmadığını, daha sonra kendisinin balıkçı barınağının arka giriş kapısının yanındaki çöp bidonlarının yanında ters çevrilmiş halde iki akü bulduğunu, atıldığını düşünerek … isimli şahısa götürdüğünü” beyan etmesi karşısında; adı geçenlerin tanık olarak alınan ifadelerinde, sanıkla birlikte su tahliye etmediklerini, sanığı da tahliye ederken görmediklerini beyan etmişler, tanık … yeniden dinlenmiş, akülerin suyu olmadığını, kullanılabilecek durumda olmadıklarını beyan etmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanığın neticeten 5 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırıldığı ve bozma öncesi hükümde sanık hakkında tekerrür hükmü uygulanmadığı, kararın sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, aleyhe temyiz bulunmadığından sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 62. maddelerine göre belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip 5 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sonuç olarak 5 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve tekerrür hükmünün bozma öncesi uygulanmadığı hâlde bozma sonrası kurulan hükümde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesinde belirtilen kazanılmış hak gözetilmeden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması, kazanılmış hakka ilişkin uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun’un 283/1. maddesinin yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle Foça 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2020/61 Esas, 2020/14 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince hüküm fıkrasından “Sanığın 5271 sayılı CMK 283/1. maddesi gereği lehe kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 5 ay hapis ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nun 52/2. madde hükmü gereğince bir günü takdiren 20,00 TL’den paraya çevrilip neticeten sanığın 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına” ilişkin kısım çıkarılarak yerine “sanık hakkında tayin olunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı korunarak 5 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesine ve hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.