Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/9375 E. 2023/105 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9375
KARAR NO : 2023/105
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

… (Kapatılan) 76. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/401 Esas, 2016/4 Karar sayılı kararının sanık ve suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1…. (Kapatılan) 76. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/401 Esas, 2016/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, kamu malına zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h 143, 35 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün, 116/4, 62 maddeleri uyarınca 10 ay, 152/1-a, 62. maddeleri uyarınca da 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı kanunun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. GEREKÇE

Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi Milli Eğitim Bakanlığının gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1- 5237 sayılı Kanun’un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddesinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği, ayrıca hırsızlık suçu ile birlikte işlenen ve temyiz kapsamında olan iş yeri dokunulmazlığının ihlali ile kamu malına zarar verme suçlarının da savunmanın bölünmezliği ilkesi gereğince, bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Şikayetçi kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

… (Kapatılan) 76. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/401 Esas, 2016/4 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz istekleri, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2023 tarihinde karar verildi.