Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/9397 E. 2022/21445 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9397
KARAR NO : 2022/21445
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’ın 15/04/2019 tarihli dilekçesi ile gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu, mahkemece 19/04/2019 tarihli ek karar ile eski hale getirme talebinin reddine karar verildiği, yine sanık …’ın 15/04/2019 ve 21/05/2019 tarihli dilekçeler ile karara karşı eski hale getirme mahiyetinde talepte bulunduğu, mahkemece 22/05/2019 tarihli ek karar ile bu istemin yargılamanın yenilenmesi talebi olarak değerlendirilip reddine karar verildiği, yine sanık …’ın 11/11/2016 tarihli dilekçe ile karara karşı eski hale getirme mahiyetinde talepte bulunduğu, mahkemece 21/11/2016 tarihli ek karar ile bu istemin yargılamanın yenilenmesi talebi olarak değerlendirilip reddine karar verildiği, eski hale getirme talebinde bulunan sanıklar … ve … hakkında CMK’nın 42/1. maddesi uyarınca eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz isteminde bulunulması halinde inceleme yetkisinin ilgili Yargıtay dairesine ait bulunduğundan sanık … bakımından eski hale getirme talebinin reddine dair 19/04/2019 ve 22/05/2019 tarihli ve sanık … bakımından 21/11/2016 tarihli ek kararların yok hükmünde olduğu kabul edilerek ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/2. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için, daha önce aynı adrese Kanun’un gösterdiği usullere uygun bir tebligat yapılmış olması ve muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesinin gerektiği, aksi halde aynı Kanun’un 35. maddesine göre tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, sanıkların yokluğunda verilen kararın, daha önce Kanun’un gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmamış adreslere aynı Kanun’un 35. maddesine göre, sanık …’a 20/10/2015 ve 26/04/2016 tarihlerinde, sanık …’a 16/09/2015 tarihinde yapılan tebligat işlemlerinin geçersiz olduğu, sanık …’ın öğrenme üzerine 15/04/2019 tarihinde, sanık …’ın ise 11/11/2016 tarihinde öğrenme üzerine hükmü temyiz ettikleri ve temyiz istemlerinin süresinde olduğu belirlenerek ve 21/11/2016, 19/04/2019 ve 22/05/2019 tarih ve 2011/200 E. – 2015/389 K. sayılı ek kararlar kaldırılarak ve tebliğnamede sanık … hakkında suç isminin sehven suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçu yerine hırsızlık olarak yazıldığı belirlenerek ve sanık … hakkında hırsızlık suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülerek yapılan incelemede;
1-Sanıklar …, … ve … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 220/2-4 maddesinde düzenlenen suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık genel dava zamanaşımının, örgüt suçu kapsamındaki son suçun işlendiği 17/12/2009 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan açılan kamu davasının CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sanıklar …, … ve…….hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/9. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3-Sanıklar …, …, …, …, …, … (Kaya) ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-e maddesi uyarınca belirlenen 3 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 11 ay hapis yerine hesap hatası sonucu 3 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … ….. müdafiilerinin, sanıklar …, … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-e. maddesi uyarınca belirlenen 3 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/12/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.