YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1033
KARAR NO : 2023/1719
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3104 E., 2022/333 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ve mahkûmiyet kararları
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.06.2022 tarihli ve 2022/1053 Esas, 2022/963 İddianame numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h ve 143/1. maddeleri, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun’un 116/4 ve 119/1-c maddeleri gereğince cezalandırılmalarına, 5237 sayılı Kanun’un 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2. Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/509 Esas, 2022/754 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ve sanık … hakkında aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 116/4 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık … hakkında ise 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş ve sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü istinaf edilmeden kesinleşmiştir.
3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/3104 Esas, 2022/333 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında hırsızlık suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık … müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine; sanıklar … ve … hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularına istinaden İlk Derece Mahkemesinin kararlarının kaldırılmasına ve sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ve sanık … hakkında aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz isteği, müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine dair hiçbir şüpheye yer bırakmayacak nitelikte delil bulunmadığına, müvekkili her ne kadar üzerine atılı suçları gerçekleştirdiğini kabul etmiş ise de ikrarın önemli bir delil olması, ceza yargılamasının sonucunu tek başına belirleyebileceği, her ne surette olursa olsun, ikrar edenin cezalandırılmasına neden olacağı anlamına gelmediğine, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel şartının, suçun şüpheye yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesi olduğuna, gerçekleşme şekli şüpheli ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm kurulamayacağına, bir ihtimale dayanılarak müvekkili hakkında ceza verilmesinin tüm bu ilkelere aykırı olacağına,
Sanık … müdafiinin temyiz isteği ise, müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine dair hiçbir şüpheye yer bırakmayacak nitelikte delil bulunmadığına, söz konusu olayda müvekkilinin araçtan hiç inmediği ve diğer sanık ile arasında iştirak iradesinin bulunmadığına, tanık İ.K. anlatımından da görüldüğü üzere müvekkilinin şahsın yakalanması üzerine uzaklaşmadığına, sanık …’nu uyardığına, eyleminden vazgeçmemesi üzerine bulunduğu yeri terkettiğine, müvekkiline ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin araçtan hiç inmemiş olması nedeniyle konut dokunulmazlığını da ihlâl etmediğine, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel şartının, suçun şüpheye yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesi olduğuna, gerçekleşme şekli şüpheli ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm kurulamayacağına, bir ihtimale dayanılarak müvekkili hakkında ceza verilmesinin tüm bu ilkelere aykırı olacağına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılanın … plaka sayılı motosikletini ikamet ettiği sitenin eklenti niteliğindeki otoparkına park ettiği, olay tarihi saat 03.00 sıralarında sanıklar …, … ve kimliği tespit edilemeyen üçüncü bir şahsın … plakalı araç ile bahse konu site önüne geldikleri, sanık …’ın bizzat site içerisine girerek suça konu motosikleti düz kontak yöntemiyle çalıştırmaya çalıştığı, motosiklet çalışmayınca sürükleyerek siteden dışarı çıkardığı, bu sırada sanık … ve kimliği tespit edilemeyen şahsın 16 AHP 362 plakalı araç ile site önünde bekledikleri, Ercan’ın motosikleti siteden dışarı çıkardığında araçla takip ederek olay yerinden ayrıldıkları, İpar Caddesi üzerindeki Onur Tekel Market isimli iş yeri civarına kadar Ercan’ın motosikleti sürükleyerek, diğer sanıkların da araç ile takip ederek birlikte geldikleri, … Tekel Market civarında bulunan tanıklar İ.K. ve U.T.’nin motosikleti tanıyarak katılana ait olduğunu anlamaları üzerine 16 AHP 362 plakalı aracın kaçtığı, Ercan’ın da motosikleti bırakarak kaçmaya başladığı fakat yakalanarak kolluk görevlilerine teslim edildiği değerlendirilerek, sanıkların iştirak iradesi altında üzerlerine atılı hırsızlık suçunu işledikleri; ancak konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan sanık …’nin üzerine atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve somut bir delilin elde edilemediği ve iştirak iradesi ile işlenen suçlarda herkesin gerçekleştirmek istediği eylemle sorumlu olduğu, sanıkların hırsızlık suçuna yönelik iştiraklerinin bulunduğu ancak konut dokunulmazlığının ihlâli eylemini sanık …’ın tek başına gerçekleştirdiği değerlendirilerek her iki sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise sanık … hakkında mahkûmiyet, sanık … hakkında beraat kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında hırsızlık suçundan kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı; sanıklar … ve … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kabul edilen olay ve olgularda ise sanıkların konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden de fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesince her iki sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlerin kaldırılmasına karar verilerek yeniden mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. İlk Derece Mahkemesince, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan sanık …’ın beraatine, sanık …’nun ise 5237 sayılı Kanun’un 116/4 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, o yer C. Savcısının konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan sanıklar aleyhine istinaf talebi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince, davaların yeniden görülmesine karar verilip, duruşma açılarak sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmakla, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlerin de temyizi kabil olduğu belirlenmiştir.
2. Olay günü saat 03.00 sıralarında sanıkların 16 AHP 362 plakalı araç ile katılanın ikamet ettiği sitenin önüne geldikleri, sanık …’ın katılanın ikamet ettiği sitenin bahçesine girerek suça konu motosikleti düz kontak yapmaya çalıştığı, ancak çalıştıramadığı için sürükleyerek dışarı çıkardığı, bu sırada sanık …’nin araç içerisinde bekleyerek gözcülük yaptığı, sanık …’ın motosikleti sitenin dışına çıkarmasına müteakip sanık …’nin de olay yerine geldikleri araçla Ercan’ı takip etmeye başladığı, tanıkların motosikletin katılana ait olduğunu anlamaları üzerine durdurmak istedikleri ve sanık …’ın yakalandığı, dosya kapsamında yer alan kamera görüntüleri, tanık beyanları ve sanık …’ın ikrarı ile belirlenmiş olup, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerilerine atılı suçları birlikte işledikleri hususunda tereddüt bulunmadığından sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/3104 Esas, 2022/333 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiler tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.