Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/10338 E. 2023/1439 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10338
KARAR NO : 2023/1439
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

Sanık hakkında katılanlar …, … ile şikâyetçiler …, … ve …’ye karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında katılan …’a karşı hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2020 tarihli ve 2020/37941 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-l, 53, 63, 58 (her bir şikâyetçi için ayrı ayrı) maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2020/188 Esas, 2021/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan …’a karşı hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-f, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; katılanlar …, … ve şikâyetçiler …, …, …ye karşı hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-f, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası (5 defa) ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve tutuklulukta ve gözaltında geçen sürelerin cezasından mahsubuna karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/1580 Esas, 2022/2480 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın iş gereği yabancı uyruklu şikâyetçilerle görüştüğü, bu nedenle kamera kayıtlarının sanık aleyhine delil olarak kabul edilemeyeceği, dosyada şikâyetçilerin beyanları dışında bu beyanları destekler nitelikte somut delil bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğuna dair kesin, şüpheden uzak delil olmadığı, masumiyet karinesi ilkesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın; 04.08.2020 günü saat 20.00 sıralarında, Ulus metro durağına gitmekte olan şikâyetçi …’un arkasından seslenerek onu durdurduğu ve kendisini polis olarak tanıttığı, şikâyetçiye kimlik sorduğu ve cebindekileri çıkarmasını söylediği, şikâyetçinin üzerinden çıkararak valizinin üzerine koyduğu yol izin belgesi, telefon ve parasını alarak olay yerinden ayrıldığı; 06.08.2020 günü katılan …’ı Ulus semtinde bir döviz bürosu önünde durdurarak kendisini yine polis olarak tanıttığı, karakola götüreceğini söyleyerek katılanı kaleye doğru götürdüğü, katılanın elindeki Samsung Note 7 marka telefonu ve kaçakçı olduğunu söyleyerek kimliğini ve içinde 71.000,00 TL olan çantasını da aldıktan sonra olay yerinden kaçtığı; 22.08.2020 günü Ulus semtinde heykel önünde bulunan şikâyetçi …’nin yanına gelerek kendisini polis olarak tanıttığı, şikâyetçi yabancı olduğundan kimlik tespiti için polis merkezine götüreceğini söyleyerek onu Ulucanlar Cezaevi önüne götürdüğü, sonrasında cezaevi içerisine girdikleri, içeride polis arkadaşları olduğu için üzerinde bulunan para ve telefonunu vermesi gerektiğini söyleyerek şikâyetçiden 4.500,00 TL para, kimlik kartı ve cep telefonunu aldığı ve beklemesini söyleyerek olay yerinden ayrıldığı; 23.08.2020 günü Çankırı Caddesi Sosyal Bilimler Üniversitesi önünde bulunan katılan …ve yanındaki arkadaşının önüne geçerek kendisini polis olarak tanıttığı ve maske takmadıklarından bahisle 900,00 TL ceza keseceğini ve karakola götüreceğini söylediği, yolda yürüdükleri sırada katılana üzerindeki eşyaları yanındaki arkadaşına vermesini söylediği, katılanın 2.000,00 TL parasını, cep telefonunu ve cüzdanını arkadaşına verdiği, katılanın arkadaşını yanına alarak olay yerinden ayrıldığı, bir süre sonra katılanın arkadaşından da 600,00 TL para ve katılana ait malzemeleri alarak ayrıldığı; 24.08.2020 günü Kale Mahallesi Hisar Parkı Caddesi’nde yürüyen şikâyetçi …’nin yanına gelerek kendisini sivil polis olarak tanıttığı, yabancıları karakola götürüp dövdüğünü, sonra da ülkelerine geri gönderdiğini söyleyerek bir süre birlikte yürüdükleri, tenha bir yerde durarak şikâyetçiden ceplerini boşaltmasını istediği, şikâyetçinin cüzdanını ve telefonunu çıkarıp bir taşın üzerine bıraktığı, şikâyetçiye ekipleri çağıracağını söyledikten sonra içinde 3.000,00 TL olan cüzdanını ve telefonunu alarak ve telefon ile konuşarak ortadan kaybolduğu; 24.08.2020 günü Ulus sebze hali civarında gezen katılan …’in yanına gelerek kendisini sivil polis olarak tanıttığı, onu polis merkezine götüreceğini ve diğer polis arkadaşlarının geleceğini söyleyerek tutanağa geçireceğinden bahisle üzerinde bulunan para ve telefon gibi eşyaları çıkarmasını istediği, katılanın 450,00 TL para, kimlik ve cep telefonunu sanığa verdiği, ardından biraz sonra diğer polislerle geri geleceğini söyleyerek katılanın yanından ayrıldığının anlaşıldığı olaylarda; şikâyetçi ve katılanlara yaptırılan teşhis işlemlerinde sanığı teşhis ettikleri, sanık savunmasında atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de, birbirlerini tanımayan şikâyetçilerin benzer mahiyetteki şikâyetleri, sanığı tanımayan şikâyetçilerin sanığa iftira atmalarını gerektirir bir husumetleri olduğuna dair dosyaya yansımış somut bir delil ya da iddia bulunmaması ve mevcut diğer deliller karşısında suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşıldığından savunmasına itibar edilemeyeceği; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın, şikâyetçilerin yabancı uyruklu olmalarından dolayı içinde bulundukları durumdan istifade ederek ve kendisini polis olarak tanıtarak yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınmak, yasal işlem yapacağından bahisle para ve değerli eşyalarını çıkarmalarını sağladıktan sonra bu eşyaları alıp yanlarından ayrılmak şeklindeki eylemlerinin nitelikli hırsızlık suçuna uyduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-f. maddesinin 6 defa uygulanma ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı tanınarak, sanığın sübut bulan eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2.f, 58 ve 53/1. maddeleri uyarınca, her bir şikâyetçi ve katılan yönünden ayrı ayrı cezalandırılması ve katılan …’a karşı eylem yönünden meydana gelen tehlike ve zarar karşısında alt sınırdan ayrılarak temel cezanın tayin edilmesinin gerektiği kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Katılanlar …, … ile Şikâyetçiler …, … ve …’ye Karşı Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık hakkında, Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2020/188 Esas, 2021/206 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-f, 53, 58. maddeleri uyarınca kurulan 5 yıl hapis cezası ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Hakkında Katılan …’a Karşı Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılan …’ın aşamalardaki tutarlı beyanları ve sanığı kesin olarak teşhis etmesi, katılanın beyanlarını doğrular mahiyetteki güvenlik kamera kayıtları, sanığın savunmalarında katılan …’ya yer gösterme amaçlı yardım ettiği, birlikte yürüdükleri, parkta bekledikleri, yardımının karşılığında katılanın 100,00 TL verdiğine dair beyanları, daha önceden birbirlerini ve sanığı tanımayan diğer katılan ve şikâyetçilerin sanık ile ilgili benzer mahiyetteki şikâyetleri, İlk Derece Mahkemesince kararda gösterilen gerekçe ve tüm dosya içeriğinden, delillerin değerlendirilmesinde hata bulunmaması, sanığın hırsızlık suçunu işlediğinin sabit olması, suçun yasal unsurlarının bulunması nedenleriyle sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde bulunmamış, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılanlar …, …ile Şikâyetçiler …, … ve …’ye Karşı Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Katılan …’a Karşı Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/1580 Esas, 2022/2480 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.