Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/10432 E. 2023/6777 K. 08.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 04:45


YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10432
KARAR NO : 2023/6777
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A


İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/403 E., 2018/135 K.
SUÇ : Mala zarar verme
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/53296 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre; sanıkların hırsızlık suçunun konusunu oluşturan aracı çalıştırarak hırsızlamaları şeklinde gerçekleşen olayda, suça konu aracın iç döşemelerinin söküldüğü sağ ve sol taraflarında derin çiziklerin meydana geldiği ve tampon lambalarının kırıldığı, ... olmakla birlikte, suçun konusu olan çalınan araçta meydana gelen zararlardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği, bu nedenle sanıkların hırsızlık konusu eşyaya zarar vermesi eylemlerinin ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesi uyarınca, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile ... kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, katılanın bilinen en son adresinin duruşmada beyan ettiği adres olduğu, bu adrese tebligat yapılmadan bilinen en son adresinden farklı olan adresine yapılan tebligatın usûlsüz olduğu tespit edilmiştir.
3. Yokluğunda karar verilen ve cezaevinde olan sanık ...'a yapılan tebligatın 5271 sayılı Kanun'un 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesinden dolayı usûlsüz olduğu tespit edilmiştir.
4. Sanık ...'nın hakkında verilen kararı 11.02.2020 tarihinde istinaf ettiği, fiziki dosyada ve UYAP'ta yapılan inceleme sonucunda Mahkemenin istinaf isteminin reddine ilişkin bir karar vermediği, dosyanın incelenmek üzere istinaf yasa yoluna da gönderilmediğinin anlaşılması nedenleriyle inceleme konusu hükümlerin kesinleşmediği anlaşılmıştır.
5. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.