YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10528
KARAR NO : 2023/1374
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2022 tarihli ve 2022/34815 Esas, 2022/26755 İddianame numaralı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 142/1-a, 58, 63. maddeleri gereğince cezalandırılması ve 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/929 Esas, 2022/930 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 53. ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.11.2022 tarihli ve 2022/3447 Esas, 2022/3236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın pişman olduğuna, takdîri indirim uygulanmasına, zararın tamamen giderildiğine, 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Mahkemece, sanığın katılanın yetkilisi olduğu Ümraniye İlçesinde bulunan Errahman Camiine ait iki adet pirinç şamdanı 19.04.2022 tarihinde saat 20.05’te çalarak tanık …’a 1.800,00 TL’ye sattığı, tanığın soruşturma sırasında şamdanları iade ettiği, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında şamdanları kendisinin çaldığını samimi şekilde ikrar ettiği, sanığın iki adet altın renkli pirinç şamdanı bulunduğu yerden alarak üzerine atılı bina içinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği kabul edilmiştir.
2.04.05.2022 tarihli CD izleme tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
3. 23.03.2022 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın eylemini gerçekleştirdiği yerin bina niteliğindeki caminin içi olması karşısında eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan mahkemenin uygulamasında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 26.03.2013 tarihli ve 2012/6-1232 Esas, 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda da, çalınan şamdanların polis tarafından yapılan araştırma ile bulunup iade edildiği, ancak sanığın iade için bir girişimi olmadığı gibi söz konusu eşyayı satın alan 3. kişi olan …‘un zararının giderilmediği de anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanmaması ile çalınan şamdanların 1.800,00 TL değerinde olması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmamıştır.
5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddesi gereği takdirî indirim nedeni uygulama/uygulamama yetkisi Mahkemenin takdirindedir. Ancak bu takdir yetkisi, sınırsız değildir. Mahkemelerin her türlü kararlarında olduğu gibi takdirî indirim nedeninin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bununla birlikte gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine ve ilgili kanun hükümlerine uygunluğunun Yargıtay denetimine tabi olacağında şüphe bulunmamaktadır. Mahkemece, adı geçen sanık hakkında takdirî indirim nedeninin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirildiği ve ” sanığın adli sicil kaydında benzer suçtan mahkumiyetinin olması, hırsızlık suçunu işlemeyi alışkanlık haline getirmesi, olası bir indirimin sanığın geleceği üzerinde olumlu yönde etki edeceğine dair Mahkememizde müspet bir kanaatin oluşmaması sebebiyle hakkında TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden uygulanmamasına karar verildiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.11.2022 tarihli ve 2022/3447 Esas, 2022/3236 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.