YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10995
KARAR NO : 2023/1883
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.01.2010 tarihli ve 2010/1122 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında katılanın evine gece vakti temyiz dışı sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar ile birlikte balkon kapısına zarar vermek suretiyle girip, içeriden elektronik eşya ve ziynet eşyalarını aldığından bahisle hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 116/1-4, 151/1 ve 53. maddelerinin uygulaması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2011 tarihli ve 2010/126 Esas, 2011/540 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun’un 116/4 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl ve mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1 ve 53. maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
3. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2011 tarihli ve 2010/126 Esas, 2011/540 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 19.02.2014 tarihli ve 2012/19724 Esas, 2014/5127 Karar sayılı kararı ile mahkemenin kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2022 tarihli ve KD- 2022/114681 sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2012 tarihli ve 2011/357266 numaralı tebliğnamesinin sanığa hiç tebliğe çıkartılmadığı belirtilerek yapılan itiraz üzerine Yargıtay (Kapatılan) 6. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/11269 Esas, 2022/16318 Karar sayılı kararıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda anılan itirazının kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 19.02.2014 tarihli ve 2012/19724 Esas, 2014/5127 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının sanık yönünden kaldırılmasına ve anılan tebliğnamenin sanığa usûlüne uygun şekilde tebliğinin sağlanmasından sonra dosyanın esasının incelenmesine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2023 tarihli ve 6- 2023/1326 sayılı yazısıyla anılan tebliğnamenin sanığa usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği belirtilerek dosya dairemize gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 18.05.2011 tarihli dilekçesinde özetle, üzerine atılı suçları işlemediğini, bu sebeple kararın bozulması gerektiğini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihi olan 08.01.2010’da gece vakti sayılan saat 21.00 sıralarında katılan …’ın evine balkon penceresine zarar verilmek suretiyle girilip, içeriden elektronik eşya ve ziynet eşyalarının alındığı, olay günü katılanın eşi olan …’ın sanıklar … ve temyiz dışı sanık …’ı … plakalı araç içinde gördüğünü ve yine katılanın kızı tanık …’ın da temyiz dışı sanık …’ı evin etrafında gördüğünü beyan etmesi üzerine polis ekiplerinin yaptığı araştırma sonucu sanık ile birlikte temyiz dışı sanıklar …, …, altınların kendisine satıldığı anlaşılan temyiz dışı sanık … ile temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar … ile …’nin yakalandığı, aşamalarda suçlarını inkâr ettikleri, ancak temyiz dışı sanık …’nın suça konu altınları satın alması için kendisine sanık ve temyiz dışı sanık …’in getirdiğini ikrar ettiği, bu sebeplerle mahkemece sanığın hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûm edildiği tespit edilmiştir.
2. 11.01.2010 tarihli Teşhis Tutanağı dosya içerisine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında aynı Kanun’un 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ile sanığa konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 119/1-c maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık her ne kadar üzerine atılı suçları işlemediğini iddia etmiş ise de, katılanın eşinin olay yerindeki araçta sanığı gördüğünü beyan ve teşhis etmesi ve temyiz dışı sanık …’ın da katılanın evinden alınan altınları kendisine satmaya sanığın getirdiğini beyan etmesi sebebiyle sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2011 tarihli ve 2010/126 Esas, 2011/540 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.