YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11118
KARAR NO : 2023/4971
KARAR TARİHİ : 28.09.2023
…
…
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/587 E., 2022/959 K.
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.02.2012 tarihli ve 2012/15170 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında, borçlu limited şirket aleyhine başlatılan icra takibi neticesi 26.02.2009 tarihinde şirket yetkilisi sanığa teslim edilen bir kısım eşyanın, tekrar haciz için gidildiğinde yerinde bulunamadığı iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289/1-1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul (Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.02.2014 tarihli ve 2012/570 Esas, 2014/378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 289/1-2, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca hapisten çevrili 740,00 TL ve doğrudan 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yukarıda anılan kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 19.02.2019 tarihli ve 2017/8930 Esas, 2019/2313 Karar sayılı kararıyla; ” Sanığın, alacaklının bilgisi doğrultusunda haczedilen malların satılarak borçtan mahsup edildiği yönündeki savunmasının araştırılmaması” nedeniyle bozma kararı verilmiştir.
4. Bozma üzerine İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2019/216 Esas, 2020/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 289/1-2, 62, 52 ve 51. maddeleri uyarınca 1 ay 7 gün erteli hapis ve doğrudan 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Yukarıda anılan kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 29.03.2021 tarihli ve 2021/224 Esas, 2021/6592 Karar sayılı kararıyla; ”Basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekliliği, hacizli malların sahibi sayılmayan sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun’un 289/1-2. maddesi gereği indirim yapılması, bozmadan önceki hükmün sanık yönünden kazanılmış hak oluşturmasının gözetilmemesi ” nedenleriyle bozma kararı verilmiştir.
6. Bozma üzerine İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2021 tarihli ve 2021/331 Esas, 2021/468 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 289/1, 62, 52,51., 5271 sayılı Kanun’un 251/3, 326. maddeleri uyarınca 1 ay 7 gün erteli hapis ve doğrudan 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
7. Yukarıda anılan kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 14.02.2022 tarihli ve 2022/415 Esas, 2022/2079 Karar sayılı kararıyla; ”Yargılamaya genel hükümler çerçevesinde devam edilmesine karşın basit yargılama usulünün uygulanması ve ilk bozma ilamından önceki hükmün sanık yönünden kazanılmış hak oluşturmasının gözetilmemesi ” nedenleriyle bozma kararı verilmiştir.
8. Bozma üzerine İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2022/339 Esas, 2022/512 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulandığı belirtilerek dosya üzerinden muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 66./1-e, 67/4. , 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri uyarınca düşme kararı verilmiş, bu karara katılan vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılarak 06.12.2022 tarihli karar ile sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, yargılamanın uzun sürdüğüne, adil ve makul sürede yargılama hakkının ihlal edildiğine ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1-Suç tarihinden karar tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğunun tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Katılan beyanı, sanık savunması ve haciz tutanağı dosyada bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/587 Esas, 2022/959 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…