YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11324
KARAR NO : 2023/2185
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/452 Esas, 2016/435 Karar
SUÇ : Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya hakkında
tasarruf
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2022 gün ve 2-2016/389466 sayılı itirazı üzerine, dosyanın Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmesi üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede Yargıtay 6. Ceza Dairesince 13.10.2022 tarihli 2022/7907 Esas, 2022/13810 Karar sayılı karar ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine ve dosyanın itiraz hakkında karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2022 tarihli kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, Yargıtay 6. Ceza Dairesince verilen 21.06.2022 tarihli temyiz talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verilmesinden sonra dosyanın Dairemize gönderildiği ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A) Çine Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/242 iddianame numaralı 13.10.2014 tarihli iddianamesi sanığın hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle ile kamu davası açıldığı tespit edilmiştir.
B) Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2016 tarihli ve 2014/452 Esas 2016/435 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin “kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya hakkında tasarruf” suçunu oluşturduğu değerlendirilip şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 74 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında düşme kararı verildiği anlaşılmıştır.
C) Anılan kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından “sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturması nedeniyle hakkında verilen düşme kararının kanuna aykırı olduğu ve sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılması gerektiğinden” bahisle sanık aleyhine temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.06.2022 tarihli ve 2021/13697 Esas, 2022/9574 Karar sayılı kararıyla “süre yönünden temyiz isteminin reddine karar verildiği” tespit edilmiştir.
D) Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.06.2022 tarihli kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2022 gün ve 2-2016/389466 sayılı itirazı ile “temyiz isteminin reddi kararının kaldırılıp, Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2016 tarihli ve 2014/452 Esas, 2016/435 Karar sayılı kararının bozulmasına karar verilmesi” istemiyle itiraz edildiği anlaşılmıştır.
E) Yargıtay 6. Ceza Dairesince 13.10.2022 tarihli 2022/7907 Esas, 2022/13810 Karar sayılı karar ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2022 tarihli itirazının reddine ve dosyanın itiraz hakkında karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
F) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2022 tarihli 2022/2-6-482 Esas, 2022/758 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda anılan itirazının kabulüne, Yargıtay 6. Ceza Dairesince verilen 21.06.2022 tarihli temyiz talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verildiği tespit edilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin “sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturması nedeniyle, sanık hakkında kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya hakkında tasarruf suçundan verilen düşme kararının kanuna aykırı olduğu ve sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılması gerektiğine” ilişkin olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçinin suça konu cep telefonunu 15.08.2014 günü gündüz vakti Koçpark Kahvehanesi’ndeki masanın üstünde unutarak gittiği, kısa bir süre sonra geri döndüğünde ise telefonu yerinde bulamayınca şikayetçi olduğu, olaydan sonra ilk kez sanığın 16.08.2014 günü saat 08.26’da kendi hattını suça konu cep telefonuna takarak kullandığının HTS kayıtlarından tespiti üzerine sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın eyleminin “kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya hakkında tasarruf” suçunu oluşturduğu değerlendirilip şikâyetçinin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 74 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında düşme kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Şikâyetçinin suça konu cep telefonunu 15.08.2014 günü gündüz vakti Koçpark Kahvehanesi’ndeki masanın üstünde unutarak gittiği, kısa bir süre sonra geri döndüğünde ise telefonu yerinde bulamayınca şikayetçi olduğu, olaydan sonra ilk kez sanığın 16.08.2014 günü saat 08:26’da …. numaralı hattını suça konu cep telefonuna takarak kullandığı ve daha sonraki tarihlerde ise …. numaralı hat ile suça konu cep telefonunu kullandığının HTS kayıtlarından tespit edildiği, sanığın Çine Cumhuriyet Başsavcılığındaki 02.10.2014 tarihli sorgusunda özetle ” ….. numaralı hattın kendisine ait olduğunu, ancak bu hattı ilk günden itibaren kullanması için açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği … isimli şahsa verdiğini; ….. numaralı hattın da kendisine ait olduğunu bu hattı da arada bir kullanması için açık kimlik bilgisini bilmediği … isimli şahsa verdiğini” savunduğu, sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında ise “suça konu telefonunu 01.08.2014 tarihinde gittiği düğünde yerde bulup eve götürdüğünü, 16.08.2014 tarihinde ise kendine ait olan hattı takarak suça konu cep telefonunu kullanmaya başladığını” ifade ettiğ anlaşılmakla, hırsızlık suçundan mahkumiyeti yerine, sanığın dosya içeriğiyle uyuşmayan ve suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili savunmalarına itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenle Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2016 tarihli ve 2014/452 Esas, 2016/435 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.