Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/11812 E. 2023/1669 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11812
KARAR NO : 2023/1669
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

… Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2016 tarihli ve 2015/341 Esas, 2016/446 Karar sayılı kararı ile hükümlü … hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hükümlünün yokluğunda verilen bu karara yönelik yasal süresinden sonra istinaf isteminde bulunduğundan bahisle istinaf isteminin reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin ek kararına karşı da hükümlünün istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince 02.06.2017 tarihli ve 2017/1335 Esas – 2017/1265 Karar sayılı karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve bu suretle anılan hükmün usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 18.01.2023 tarihli ve 2021/20856 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB 2023/11760 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB – 2023/11760 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması nedeniyle sanık …’nin, yakalama sureti ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla hırsızlık suçundan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,
2- Somut olayda, 03/05/2015 tarihinde müştekinin motosikletini saat 22.00 sıralarında ikametinin önüne parkettiğini ve ertesi sabah 07.00 sıralarında kontrol ettiğinde yerinde bulamadığını belirterek şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda, atılı suçun gece vakti işlendiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesi uyarınca artırım yapılmış ise de, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre 03/05/2015 tarihinde …’de güneş batış saatinin 19.03; güneş doğuş saatinin ise 04/05/2015 tarihinde 04.54 olduğu nazara alındığında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı suçun gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve söz konusu suçun gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde,
3- Katılanın soruşturma aşamasında alınan 04/05/2015 tarihli ifadesinde, 03/05/2015 tarihinde motosikletini ikametinin önündeki kaldırım üzerine duvarın yanına direksiyon kilidinden kilitleyerek ve benzin kesme anahtarından da benzin akışını kapatarak park ettiğini beyan ettiği, kovuşturma aşamasında alınan 12/01/2016 tarihli beyanında da motosikletini direksiyon kilidinden kilitleyerek ve benzin akışını kapatarak ikametinin önüne park ettiğini belirttiği, ancak dosyada olay yerine ilişkin herhangi bir olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi veya görgü ve tespit tutanağının bulunmadığı anlaşılmakla; motosikletin çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde olup olmadığı veya katılanın motosikletini, harici bir kilit veya zincir vs. ile sabit bir yere kilitleyip kilitlemediği hususunda oluşan şüphenin giderilmesi bakımından, katılandan bu husus sorularak ve gerekirse olay yerinde keşif de yapılarak motosikletin çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde olup olmadığının veya katılan tarafından motosikletin harici bir kilit veya zincir vs. ile sabit bir yere kilitlenip kilitlenmediğinin araştırılıp sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesi veya aynı Kanun’un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile anılan Kanun’un 142/2-h maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında; hükümlü …’nin, yakalama sureti ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla hırsızlık suçundan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
2.Katılanın soruşturma aşamasında alınan 04.05.2015 tarihli ifadesinde, 03.05.2015 tarihinde motosikletini ikametinin önündeki kaldırım üzerine duvarın yanına direksiyon kilidinden kilitleyerek ve benzin kesme anahtarından da benzin akışını kapatarak park ettiğini beyan ettiği, kovuşturma aşamasında alınan 12.01.2016 tarihli beyanında da motosikletini direksiyon kilidinden kilitleyerek ve benzin akışını kapatarak ikametinin önüne park ettiğini belirttiği, ancak dosyada olay yerine ilişkin herhangi bir olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi veya görgü ve tespit tutanağının bulunmadığı anlaşılmakla; motosikletin çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde olup olmadığı veya katılanın motosikletini, harici bir kilit veya zincir vs. ile sabit bir yere kilitleyip kilitlemediği hususunda oluşan şüphenin giderilmesi bakımından, katılandan bu husus sorularak ve gerekirse olay yerinde keşif de yapılarak motosikletin çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde olup olmadığının veya katılan tarafından motosikletin harici bir kilit veya zincir vs. ile sabit bir yere kilitlenip kilitlenmediğinin araştırılıp sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesi veya aynı Kanun’un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
3.Katılanın,03.05.2015 tarihinde motosikletini saat 22.00 sıralarında ikametinin önüne park ettiğini ve ertesi sabah saat 07.00 sıralarında kontrol ettiğinde yerinde bulamadığını belirterek şikâyetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda, atılı suçun gece vakti işlendiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesi uyarınca artırım yapılmış ise de, hükümlünün suç saatine ilişkin bir beyanının bulunmadığı ve UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre 03.05.2015 tarihinde suç yerinde güneşin batış saatinin 19.03; ertesi gün yani 04.05.2015 tarihinde ise güneşin doğuş saatinin 04.54 olduğu dikkate alındığında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı suçun gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve atılı suçun gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Kanun’a aykırı olduğundan kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2016 tarihli ve 2015/341 Esas, 2016/446 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.