YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11816
KARAR NO : 2023/2000
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/77 D. İş,
SUÇ : Hırsızlık
KARAR : İddianamenin iadesine karşı yapılan itirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2022 tarihli ve 2021/2368 Soruşturma, 2022/175 Esas, 2022/150 İddianame numaralı iddianamesiyle şüpheli hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-c ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istenmiştir.
Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli kararıyla iddianamenin iadesine karar verilmiştir.
Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli iddianamesinin iadesi kararına karşı Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli ve 2022/77 Değişik İş sayılı kararıyla kesin olarak itirazın reddine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 2022/6133 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/15076 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/15076 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, somut olayda Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/01/2022 tarihli kararı ile yabancı uyruklu şüpheli ve müştekinin ilgili makamlar aracılığı ile nüfus ve adli sicil kayıtları getirilmediğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de, müşteki ve şüpheliye ait resmi kimliğe dair belgenin bulunmamasının iddianamenin iadesi sebepleri arasında sayılmadığı gibi müştekiye ait kimlik bilgilerinin dosya içeriğinde yer aldığı, ayrıca dosya kapsamında yer alan şüphelinin parmak izi ve fotoğraf kayıt formu bilgilerinden de açık kimlik bilgilerinin tespit edildiği anlaşılmakla, anılan Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” şeklindeki düzenleme gereğince, soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması durumunda, Cumhuriyet savcısının kamu davası açması gerekeceği, somut olayda da Cumhuriyet savcısı tarafından toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturması sebebiyle iddianame düzenlenmiş olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir..” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, somut olayda Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli kararı ile yabancı uyruklu şüpheli ve şikâyetçinin ilgili makamlar aracılığı ile nüfus ve adlî sicil kayıtlarının getirilmediğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de, şikâyetçi ve şüpheliye ait resmî kimliğe dair belgenin bulunmamasının iddianamenin iadesi sebepleri arasında sayılmadığı gibi şikâyetçiye ait kimlik bilgilerinin ve şüphelinin adlî sicil kaydının dosya içeriğinde yer aldığı, ayrıca dosya kapsamında yer alan şüphelinin parmak izi ve fotoğraf kayıt formu bilgilerinden de açık kimlik bilgilerinin tespit edildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” şeklindeki düzenleme gereğince, soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması durumunda, Cumhuriyet savcısının kamu davası açması gerekeceği, somut olayda da Cumhuriyet savcısı tarafından toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturması sebebiyle iddianame düzenlenmiş olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2022/77 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.