Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/11967 E. 2023/2142 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11967
KARAR NO : 2023/2142
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/4089 E., 2023/25 K.

SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği sanık müdafinin temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verdiği, 298/1. maddesi gereği sanık müdafinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.08.2022 tarihli ve 2022/52236 Esas nolu iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 116/1-4, 119/1-c ve 151/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına, sanık hakkında aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi ve 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejime göre çektirilmesine karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/659 Esas, 2022/769 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/1-4, 119/1-c ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2022/4089 Esas, 2023/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4.Sanık ve müdafinin temyiz başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.02.2023 tarihli ve 2022/4089 Esas, 2023/25 Karar sayılı ek kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 286/2. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve temyiz edilemeyeceği gerekçesi ile sanık ve müdafinin bu suçlar yönünden vaki temyiz taleplerinin aynı Kanun’un 296/1. maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hakkında verilen cezanın Yargıtay tarafından incelenmesi isteğine,
Sanık müdafinin temyiz istemi, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ayrıntılı bir inceleme yapılmadığına, müvekkilinin etkin pişmanlık, uzlaşma gibi hukuki koruma sağlayan kurumlardan mahrum edildiğine, müvekkilinin ilk ifadesinde olayın şoku ve korkusu içinde üzerine atılan suçlamaları ve kamera görüntülerini kabul ettiğine, şikâyetçinin iddialarını ispatlayamadığına ve şikâyetçinin soyut iddiaları esas alınarak hüküm kurulduğuna, ayrıca şikâyetçinin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, müvekkilinin şeker hastalığı nedeniyle olayı hatırlamadığını beyan etmesine rağmen yargılama boyunca bu hususun dikkate alınmadığına, hükmedilen cezanın orantısız olduğuna ve verilen kararın kanunîlik ilkesine aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın suç tarihinde saat 21.30 sıralarında kimliği tespit edilemediği için evrakı tefrik edilen meçhul diğer sanıkla birlikte, anahtarı katılan …’de duran, Tuğçe’nin babası katılan …’in ikametine, pencereye zarar vererek girdikleri, …’e ait 3.000,00 TL değerinde kehribar ve gümüş olan tesbihleri, bir adet köstekli saati çaldıkları, toplam zararının 5.000,00 TL olduğunu ifade ettiği, kamera görüntülerinden sanık …’ın eylemi gerçekleştirenlerden biri olarak tespit edildiği ve yakaladığı, yargılama aşamasında da bilirkişi …’ün mahkemeye hitaben sunmuş olduğu 29.08.2022 tarihli raporunda; görüntülerdeki 1 numaralı şahsın sanık olduğunu mütalaa ettiği gibi müsnet suç tipinden pek çok suç kaydı olan sanığın savunmasında da olay yerinde olduğunu beyanla suçu tevil yoluyla ikrar ettiği, katılanın zararını karşılamadığı, karşılamayacağını beyan ettiği, sanığın eylemlerinin iddia, tevil yollu ikrarı içeren savunma, olay tutanakları ve dosya kapsamı ile sabit olduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden,
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilen ve 16.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 23.01.2023 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu ve aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini de sunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden,
Dosya kapsamında yer alan güvenlik kamera görüntülerine ilişkin yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, görüntülerdeki şahıslardan birinin sanık olduğunun belirlendiği, sanığın da müdafîî huzurundaki kolluk ifadesinde görüntülerdeki şahsın kendisi olduğunu kabul ettiği, sanık ve müdafinin talebi üzerine ilk derece mahkemesi tarafından zararı gidermeleri için kendilerine süre verildiği, ancak verilen sürede zararın karşılanmadığı, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmiş olması nedeniyle kurulan hükümde orantısızlığın bulunmadığı ve sanığın eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kurulan hükümde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden,
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden,
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2022/4089 Esas, 2023/25 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.