YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12338
KARAR NO : 2023/2889
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hileli iflas
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2011 tarihli ve 2011/26752 Esas No.lu iddianemesi ile sanık hakkında taksirli iflas suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 162/1. maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 14. Sulh Ceza Mahkemesinin, 05.12.2012 tarihli ve 2011/1088 Esas, 2012/2650 Karar sayılı kararı ile suçun hileli iflas suçunu oluşturduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
3…. 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2013 tarihli ve 2013/117 Esas, 2013/182 Karar sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin, 23.10.2013 tarihli ve 2013/13922 Esas, 2013/10041 Karar sayılı kararıyla … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı kaldırılarak dosyanın … 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5…. 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2013/415 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hileli iflas suçundan 5237 sayılı Kanun’un 161/1-b, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
6…. 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2013/415 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2021/15752 Esas, 2021/18740 Karar sayılı kararıyla eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7.Bozma sonrası, … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/7 Esas, 2022/613 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hileli iflas suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ve sanığın yetkilisi olduğu başka bir şirket yönünden sanığın aynı nedenle hileli iflas suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyet hükmü kurulduğuna yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, … İnşaat Beton ve … Kesme Test Laboratuvarı Tic. Ltd. Şti’nin yetkilisi olduğu, anılan şirketin iflasına dair … 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/186 esas sayılı kararı doğrultusunda … 1.İcra Müdürlüğünün 2009/27 iflas sayılı takip dosyası bünyesinde iflas işlemlerine başlandığı, iflas kararının da 17.07.2009 tarihinde kesinleştiği, bu kapsamda sanığa 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 310. maddesi uyarınca şirketine ait defterleri 7 gün içinde teslim etmesi gerektiğine dair muhtıranın tebliğ edilmesine rağmen anılan muhtıra ve tebligat gereklerini yerine getirmediği anlaşılmıştır.
2…. 4. Ağır Ceza Mahkemesinin mahkûmiyet kararı üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, “Türk Ticaret Kanunu’nun 66 ve devamı maddelerine göre tacirler bir kısım defterleri tutmak zorunda olup, 5237 sayılı TCK’nın 161/1-b maddesindeki düzenlemeye göre ilgili defter ve belgelerin tevsik edileceği borçlunun mal varlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarda bulunması halinde önem arz edeceği, borçlunun mallarını kaçırmaya yönelik gerçekleştirilmiş olan hileli bir tasarruf olmaksızın ilgili ticari defter, kayıt ve belgelerin istenildiği halde verilmemesinin yada usulüne uygun tutulmamasının hileli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı, failin ticari defter, kayıt veya belgeleri muhasebe kayıtlarının tutulmasına ilişkin bazı ilke ve esaslara uyulmadan tutması yada gizlemesi veya yok etmesi eyleminin, hileli tasarrufların ortaya çıkmasını önlemek için yapılmış olması gerekmesi, mahkumiyet hükmünün varsayımlar üzerine kurulamayacağı, sanıkların tutmak zorunda olduğu defter ve belgeleri üzerinde yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun denetime elverişli bilirkişi incelemesi yaptırılmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması açısından, şirket adına kayıtlı taşınmaz veya taşınır mal olup olmadığının tapu dairesi ve trafik şube müdürlükleri vesair ilgili yerlerden sorulması, iflas süreci içerisinde muvazaalı olarak satılıp satılmadığı yada devredilip devredilmediğinin araştırılması, gerekirse şirketten alacaklı olduğunu bildirenlerden sorulması, muhasebe kayıt ve defterleri ile gerekli belgelerin temini ile defterler üzerinde Ticaret, İcra ve İflas Hukuku ve Ceza Hukukunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak; sanığın eyleminin TCK’nın 161 maddesinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmadan, ticari defterler incelenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi,” şeklinde bozma kararı üzerine mahkemece gerekli araştırmalar yapılarak şirket adına gayrimenkul kaydının bulunmadığı, aktif pasif araç kaydının bulunmadığı, yine sanığın ticari defter ve kayıtlarını dosyaya ibraz etmediği gerekçesiyle beraat kararı verildiği görülmüştür.
3…. 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 21.05.2009 tarihli ve 2009/186 Esas, 2009/281 Karar sayılı iflas kararının denetime imkân sağlayacak şekilde kesinleşmiş şerhli örneğinin dosya arasına alındığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2021/15752 Esas, 2021/18740 Karar sayılı kararı ile mahkemenin kararının “… şirket adına kayıtlı taşınmaz veya taşınır mal olup olmadığının tapu dairesi ve trafik şube müdürlükleri vesair ilgili yerlerden sorulması, iflas süreci içerisinde muvazaalı olarak satılıp satılmadığı yada devredilip devredilmediğinin araştırılması, gerekirse şirketten alacaklı olduğunu bildirenlerden sorulması, muhasebe kayıt ve defterleri ile gerekli belgelerin temini ile defterler üzerinde Ticaret, İcra ve İflas Hukuku ve Ceza Hukukunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak; sanığın eyleminin TCK’nın 161 maddesinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmadan, ticari defterler incelenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi, ” nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yargılama sırasında iflas dönemi ve öncesinde şirketin malvarlığına yönelik araştırma yapılması gerekirken güncel mal varlığı hususunda müzekkereler yazılıp cevap alındığı anlaşılmıştır.
2.Katılan vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği, sanığın yönetici olduğu “… Madencilik Nakliyat ve Dış Ticaret San. ve Tic. Ltd Şti.” yönünden aynı suça yönelik yargılamanın yapıldığı … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2018/547 Esas, 2021/467 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmakla bu dosyanın da dosya içine alınması gerektiği tespit edilmiştir.
3.Ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 161/1-b maddesindeki düzenlemeye göre ilgili defter ve belgelerin tevsik edileceği borçlunun mal varlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarda bulunması hâlinde önem arz edeceği, borçlunun mallarını kaçırmaya yönelik gerçekleştirilmiş olan hileli bir tasarruf olmaksızın ilgili ticari defter, kayıt veya belgelerin istenildiği hâlde verilmemesinin hileli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı, sanığın ticari defter, kayıt veya belgeleri gizlemesi veya yok etmesi eyleminin, hileli tasarrufların ortaya çıkmasını önlemek için yapılmış olması gerekmesi karşısında; öncelikle sanıktan özellikle şirkete ait ticari defter ve belgelerin tutulup tutulmadığı, tutuldu ise muhasebeci, şirket merkezi vs. nerede olduğunun sorulması, savunma içeriğine göre defter ve belgelerin temininin sağlanmasına, ayrıca ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının noter tarafından yapılması gerekmekte olup, şirketin merkezinde bulunan noterlerden şirkete ait ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yapılıp yapılmadığının, dolayısıyla şirketin en başından itibaren ticari defterlere sahip olup olmadığının tespit edilmesi, iflas dönemi ve öncesine ait şirket adına kayıtlı taşınmaz veya taşınır mal olup olmadığının tapu dairesi ve trafik şube müdürlükleri vs. ilgili yerlerden sorulması, iflas süreci içerisinde muvazaalı olarak satılıp satılmadığı ya da devredilip devredilmediğinin araştırılması, gerekirse şirketten alacaklı olduğunu bildirenlerden sorulup sonucuna göre tüm delil belgeler üzerinde Ticaret, İcra ve İflas Hukuku ile Ceza Hukuku konularında uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak aynı Kanun’un 161, 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı, alacaklıları zarara uğratma amacına yönelik eylem olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/7 Esas, 2022/613 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.