Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/12359 E. 2023/2227 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12359
KARAR NO : 2023/2227
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

TUTUKLU 19.10.2022

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3673 E., 2023/33 K.

SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, sanık müdafilerinin 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafii Av. …’in duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.10.2022 tarihli ve 2022/28387 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 143/1, 58, 63, 53/1. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/656 Esas, 2022/657 Karar ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b, 143/1, 62/1, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/3673 Esas, 2023/33 Karar sayılı kararı ile sanık ve müdafiinin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii Av. …’nin temyiz talebi, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, Av. …’in temyiz talebinin ise, suçun teşebbüs aşamasında kaldığı, etkin pişmanlık hükümlerinin ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Şikâyetçinin, gece vaktinde kalan zaman diliminde, gece kulübünün önündeki masalarda ayakta durur vaziyette alkol aldığı sırada montunun cebinde bulunan cep telefonunun çalındığı, daha sonra sanığın kolluk görevlilerince sokak üzerinde şüphe üzerine durdurulduğunda şikayetçiye ait telefonun sanığın üzerinde ele geçtiği, sanığın mahkemedeki savunmasında, şikayetçinin başka biriyle sohbet ederken üzerinde bulunan montunun cebinden cep telefonunu alarak uzaklaştığını beyan ederek atılı suçlamayı ikrar ettiği, bu nedenlerle sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunu işlediği sabit görülerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda suçlamayı kabul etmiştir.
3.19.10.2022 tarihli tutanak dosya arasına alınmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
“..5271 sayılı Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 324/2. maddesinde ”Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceğinin gösterilmesi gerektiği” belirtilmiş olmasına karşın, mahkemece hükmün esasını oluşturan kısa karara yargılama gideri miktarının yazılmamasının esasa müessir olmaması, sanık hakkında mükerrirliğe ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi ile uygulama yapılırken sanığın adli sicilinde görülen Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2022 tarihli 2021/321 (E) 2021/343 (K) sayılı ilamı nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğu hususunun gözetilmemesi hatalı olmuş ise de; aleyhe istinaf başvurusunun olmaması, nedenleriyle eleştiri konusu yapılan bu eksiklikler ve hukuka aykırılıklar bozma ya da davanın yeniden görülme sebebi sayılmamış eleştiri ile yetinilmiştir.
Yukarıda belirtilen eleştiriler dışında mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve yasada ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından; incelenen dosyaya göre sanık ve müdafiinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.”
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, olay yakalama tutanağına göre, sokak üzerinde durumundan şüphelenilen sanığın polisler tarafından görüldüğü, elindeki iki telefondan birinin tuş kilidini açamadığı, bu esnada ekiplerin yanına şikâyetçinin arkadaşı olduğunu söyleyen bir şahsın, polislere sanığın, arkadaşının cep telefonunu çaldığını beyan etmesi üzerine şikâyetçiye ulaşıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda; sanığın, şikâyetçinin bulunması ve çalınan malzemenin tesliminde bir katkısının olmadığı gözetildiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanmamasında, bir isabetsizlik görülmemiş, sanık müdafilerinin bu husustaki temyiz talepleri reddedilmiş, yine olay tutanağına göre, sanığın olay yerinden farklı bir yer olan sokak üzerinde şüphe üzerine durdurulduğu gözetildiğinde, hırsızlık suçunun tamamlandığı anlaşıldığından sanık hakkında aynı Kanun’un 35. maddesinin uygulanmamasına ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin uygulandığı anlaşıldığından sanık müdafii Av. …’in teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiği ve lehe hükümleri ilişkin temyiz talepleri de yerinde görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii Av. …’in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/3673 Esas, 2023/33 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca. İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.