YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12544
KARAR NO : 2023/2570
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
SUÇLARIN TARİHİ : 08.03.2015
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyet
… Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2015 tarihli ve 2015/2880 Esas sayılı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık amacıyla suç tarihinde gece vakti balkon kapısına zarar vererek eve girdiği iddiasıyla konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1, 31/2, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 ve 31/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
… 1. Çocuk Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/680 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1.320,00 TL adlî para cezası, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun’un 116/4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
… 1. Çocuk Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/680 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1.320,00 TL adlî para cezasının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2020/12803 Esas, 2022/2803 Karar sayılı ilâmıyla verilen cezanın kesin olması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verildiği, … 1. Çocuk Mahkemesinin 18.12.2015 tarihli konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun’un 116/4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara ise suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından itiraz edilmesi sonucu … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2016/32 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle … 1. Çocuk Mahkemesinin, 17.05.2019 tarihli ve 2019/316 Esas, 2019/323 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 01.07.2019 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 08.02.2023 tarihli ve 2020/8362 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20462 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20462 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
1-Kayden 15.07.2000 doğumlu olup, suçun işlendiği 08.03.2015 tarihinde 12-15 yaş grubu aralığında bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından fazla ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanunun 31/2. maddesi uyarınca konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek durumda olup olmadığı, bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına dair uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, sadece hırsızlık ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından alınan rapor ile yetinilerek eksik kovuşturma sonucu karar verilmesinde,
3-Şikâyetçinin 28.04.2015 tarihli celsede hırsızlık suçundan oluşan zararının bir kısmının giderildiğini, mala zarar verme suçundan oluşan zararının ise giderilmediğini söylediği, 22.05.2015 tarihli celsede ise geçen duruşmadan sonra ailelerin kalan zararları giderdiğini ve şikâyetçi olmadığını söylemesi karşısında, suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçu için 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesinin uygulanmamasında, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. Suça sürüklenen çocuğun, Mahkemenin 17.05.2019 tarihli konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen mahkûmiyet kararını 25.11.2019 tarihinde istinaf ettiği, mahkemenin 04.12.2019 tarihli ek kararıyla istinaf talebinin reddine karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun 30.12.2019 tarihinde bu ek kararı da istinaf etmesi üzerine mahkemenin dosyayı istinaf incelemesi için Bölge Adlîye Mahkemesine göndermesi gerektiğinden inceleme konusu konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
4. Kayden 15.07.2000 doğumlu olup, suçun işlendiği 08.03.2015 tarihinde 12-15 yaş grubu aralığında bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, mala zarar verme suçundan fazla ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
5. Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesi uyarınca mala zarar verme suçunun hukukî anlam ve sonuçlarını algılayabilecek durumda olup olmadığı, bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına dair uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, sadece hırsızlık ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından alınan rapor ile yetinilerek eksik kovuşturma sonucu karar verilmesi,
6. Şikâyetçinin 28.04.2015 tarihli celsede hırsızlık suçundan oluşan zararının bir kısmının giderildiğini, mala zarar verme suçundan oluşan zararının ise giderilmediğini belirtmesi, 22.05.2015 tarihli celsede ise geçen duruşmadan sonra ailelerin kalan zararları giderdiğini ve şikâyetçi olmadığını söylemesi karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçu için 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesinin uygulanmaması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce (gerekçe kısmının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle) yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının mala zarar verme suçu için kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
3. … 1. Çocuk Mahkemesinin 18.12.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/680 Karar sayılı mala zarar verme suçundan verilen kararının (gerekçe kısmının (4), (5) ve (6) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle) 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.