Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/12726 E. 2023/2383 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12726
KARAR NO : 2023/2383
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet

Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2020/448 Esas, 2022/692 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, kesin olması nedeniyle 24.05.2022 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 08.02.2023 tarihli ve 2022/26375 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/24039 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/24039 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde yer alan “1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir…” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda sanığın mağdurlara ait işyerinin camını kırmak suretiyle kasada bulunan para ve telefonu çalması şeklinde gerçekleştirdiği eylemlere yönelik, müşteki … Bilgin’in soruşturma aşamasında vermiş olduğu 27/02/2020 tarihli ifadesi uyarınca müştekilerin zararının tamamen giderildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. Sanık hakkında Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli kararıyla hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından 21.06.2022 tarihinde istinaf edildiği, istinaf dilekçesinin incelenmesi neticesinde mala zarar verme suçunun da istinaf edilmesi, fiziki dosyada ve UYAP’ta Mahkemenin mala zarar verme suçu için istinaf isteminin reddine ilişkin bir karar ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının da yer almaması nedeniyle inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.