YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/129
KARAR NO : 2023/1094
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tebliğname tebliğinin usulüne göre yapıldığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2010 tarihli ve Esas No: 2010/22749, İddianame No:2010/6656 sayılı iddianamesi ile, olay günü şüphelilerin tanık …’den kiraladıkları … ile gezmekte iken gece saatlerinde şikâyetçiye ait işyerinin önüne geldiklerinde şüpheli Durali’nin marketin kapı kilidini kırıp içeriye girmek suretiyle el koyma tutanağında belirtilen eşyaları çalıp araca getirdiği, diğer şüpheli olan …’in de marketin etrafında gözcülük yaparak eyleme iştirak ettiği iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1-4, 142/2-b, 143, 151/1, 53/1, 54/1, 63. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2011 tarihli ve 2011/13 Esas, 2011/367 Karar sayılı kararı ile, sanığın hırsızlık, … yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143/1, 53, 58, 116/2-4, 53, 58, 151/1, 53, 58. maddeleri gereğince sırasıyla 4 yıl 8 ay hapis, 2 yıl hapis, 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Kararın sanık ve temyiz dışı sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22.11.2017 tarihli ve 2016/12303 Esas, 2017/12230 Karar sayılı kararı ile, “Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında TCK’nın 119/1-c maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülerek sanık hakkındaki hükümlerin ONANMASINA ” karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2021 tarihli ve KD-2021/36563 sayılı yazısı “Sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme suçlarından açılan kamu davasının yargılaması sırasında sanığa duruşmalardan vareste tutulma hakkı hatırlatılmadığı, sanığın savunması sırasında vareste tutulma konusunda bir beyanınında olmadığı, bununla birlikte mahkemesinin 6. celsede sanık aynı yargı çevresi içinde bulunan cezaevinde bulunmasına rağmen yokluğunda karar verdiği ve yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanık hakkındaki hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığın suçundan kurulan hükümlerin; sanığın hükmün açıklandığı 05/05/2011 tarihinde başka bir suçtan … E Tipi kapalı cezaevinde tutukla olarak bulunduğu, duruşmadan vareste tutulmayı talep edip etmediği sorulmadığı, son oturumda hazır bulundurulmadan yokluğunda yargılama yapılarak hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranıldığı anlaşılmakla hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin bu nedenle bozulması” gerektiğinden bahisle itirazda bulunulmuştur.
5. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/15469 Esas, 2021/18422 Karar sayılı kararı ile, “Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22/11/2011 tarih ve 2011/4-203 E., 2011/238 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun’da olağanüstü bir yasa yolu olarak düzenlenmiş bulunan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı üzerine yapılan incelemede, itirazın kabulü durumunda, mahkemece verilen ilk hükmün kesinleştiği 22/11/2017 tarihi ile itirazın kabul edildiği tarih arasında geçen süre dava zamanaşımının hesaplanmasında göz önünde bulundurulamayacağından, mala zarar verme suçu bakımından zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın hüküm tarihinde aynı yargı çevresi içerisinde … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda başka bir suçtan tutuklu olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; duruşmadan bağışık tutulmak istediğine dair bir talebi olmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 05/05/2011 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hükmün bozulması yönündeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 22/11/2017 gün ve 2016/12303 E., 2017/12230 K. sayılı hükümdeki sanık … hakkındaki hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları bakımından onama kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın UYAP sisteminde yapılan sorgulamaya göre hüküm tarihinde, … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda başka suçtan tutuklu olduğunun anlaşılması karşısında; duruşmadan bağışık tutulmak istediğine dair bir talebi olmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 05/05/2011 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA” karar verilmiştir.
6. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2022/53 Esas, 2022/271 Karar sayılı kararı ile, sanığın hırsızlık, … yeri donulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından TCK’nın 142/1-b, 143, 168/2, 62, 53, 58, 116/2, 119/1-c, 62, 53, 58, 151/1, 168/2, 62, 53, 58. maddeleri gereğince sırasıyla 1 yıl 11 ay 10 gün hapis, 3 yıl 4 ay hapis, 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, … yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmolunan 3 yıl 4 ay hapis cezasının infazının kazanılmış hak gözetilerek 2 yıl hapis cezası olarak yapılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, süresi içerisinde 22.04.2022 tarihli süre tutum dilekçesinde hükmü temyiz ettiğini bildirmiş, 30.04.2022 tarihli dilekçesinde sanığın, hakkında ceza vermeye yetecek, maddi anlamda somut, kesin yeterlilikte bir delil olmadan cezalandırıldığını, diğer sanıkların, sanığın olay yerinde olmadığını ancak görüştüklerini söylediklerini, sanığın olayda yer aldığını gösterir herhangi bir delilin dosyada bulunmadığını, sanığı şoför mahallinde gören tanık Derya Arslanoğlu’nun beyanının, sanığın ehliyetinin bulunmaması nedeniyle doğru olamayacağını, sanık ile polis memuru olan tanık arasında tanığın yakalayamayacağı kadar bir mesafe olması nedeniyle beyanına itibar edilmemesi gerektiğini, sanık ile tanık arasında husumet bulunduğunu, delil incelemesi ve değerlendirmesinin yetersiz olduğunu ileri sürmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık, haklarında kurulan mahkûmiyet hükümleri Dairemizin 22.11.2017 tarihli kararı ile onanan ., . ve . ile birlikte, 17.12.2010 tarihinde, kiralık bir … ile gece saat 04.00 sıralarında şikâyetçiye ait marketin kapı kilidini kırıp içeriden 20.000,00 TL değerinde sigara ve 300,00 TL’ye yakın bozuk para çalmışlardır.
2.Tanık. beyanında, olay günü gece 04.30 sıralarında evinin penceresinden dışarıya baktığında 2 şahsı kapşonlu, şapkalı ve montlu olduğu halde gördüğünü, markete girdiklerini, marketin kapısının da daha önce açılmış olduğunu, markete girdiklerini, bir süre sonra ellerinde sigara kolisi ve çuval olduğu halde dışarı çıktıklarını, önce market sahibi olur diye düşündüğünü, sonra çuvalı görünce hırsız olduklarından şüphelendiğini, polisi aradığını söylemiştir.
3. İhbar üzerine olay yerine giden görevliler . plakalı … içerisinde 5 kişiyi, ön tarafta oturan şahsın kucağında bir koli olduğunu görmüşler, araca yaklaştıklarında, şahıslar araçla birlikte kaçmaya çalışırken aracın çamura saplanması nedeniyle sanık … kaçmış, diğer sanıklar ise olay yerinde yakalanmışlardır.
4. Tanık olarak dinlenen mümzii . yeminli beyanında, olay yerine ilk varan ekipten olduğunu, olay yerine gece 04.00 sıralarında gittiklerini, komşulardan bir vatandaşın arka tarafa kaçtılar dediğini, kendisinin ve diğer arkadaşlarının sanığı kovalamaya başladıklarını, park halinde arka fren lambaları yanan bir aracı şüpheli gördüğünü, markete 500 m. kadar uzaklıkta olduğunu, el lambasını arabaya doğru tuttuğunu, sağ tarafta arabada oturan, kucağında karton olan şahsı gördüğünü, şoför mahallinde oturan kişi ile göz göze geldiklerini, kendisini görünce birden kaçıp gittiğini, sağ taraftakinin arabada kaldığını, sağ tarafta oturan kişinin . olduğunu, kaçan şahsın … olduğunu, kendisinin arkasından bağırdığını, ancak …’in kaçtığını, kaçan şahsın … olduğundan emin olduğunu, arabanın arka tarafında iki kişinin daha yattığını, kendisinin geldiğini görünce onların da kaçtıklarını beyan etmiştir.
5.Sanık, diğer sanıklarla gündüz birlikte olduğunu, sözkonusu araca bindiğini, sonra ayrıldığını, gece birlikte olmadıklarını ve olaya da iştirak etmediğini söylemiş, yakalanan diğer 3 sanık ise, araçta sadece 3 kişi olduklarını söylemişlerdir.
6…. içerisinde bulunan sigaralar şikâyetçiye görevlilerce teslim edilmiş, şikâyetçi kasadaki parasının iade edilmediğini söylemiştir. Bozma sonrası yapılan yargılamada ise çalınan malzemelerin kendisine iade edildiğini, ancak … yerinde bulunan elektronik aletlere su dökülerek zarar verildiği için o sistemlerin bozulduğunu, ancak 17.04.2022 tarihi itibariyle zararının büyük bir kısmının giderildiğini, kısmi ödemeye de muvafakat ettiğini bildirmiş, sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından TCK’nın 168/2. maddesi hükmü uygulanmıştır.
7. Sanığa TCK’nın 142/1-b, 143, 151/1, 116/2-4,119/1-c 53/1, 168/2, 58 . maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmiş, adli sicil kaydı dosya içerisine konularak, tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Her ne kadar sanık atılı suçu kabul etmemiş ise de; sanığın ve temyiz dışı sanıkların gündüz saatlerinde kiralık araçla birlikte dolaştıklarını söyledikleri, ihbar üzerine … içerisinde daha önceden benzer suçlar nedeniyle sanığı gördüğünü söyleyen tanığın yeminli beyanı nazara alındığında, sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış, sanık hakkında … yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde kazanılmış hak uyarınca uygulama yapılırken, uygulama maddesinin CMUK’un 326/son maddesi yerine, aynı Kanun’un 307. maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/53 Esas, 2022/271 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08. 03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.