Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/13504 E. 2023/5663 K. 18.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13504
KARAR NO : 2023/5663
KARAR TARİHİ : 18.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3302 E., 2022/5 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2021 tarih ve 2021/6722 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 43 ve 53. maddelerinin uygulanması istemiyle dava açılmıştır.
2. Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/425 Esas, 2021/432 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 3 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.09.2021 tarihli ve 2021/1925 Esas, 2021/1741 Karar sayılı kararı ile duruşma açmaksızın sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmü sanığa 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi sebebiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2021 tarihli ve 2021/723 Esas, 2021/820 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.01.2022 tarihli ve 2021/3302 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyizi; eylemin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturması gerektiğine veya basit hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerektiğine, … zarar tespit edilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
Katılan vekilinin temyizi; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 ve 143. maddelerinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirim nedenleri ve lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın gündeliğe geldiği katılanın ikametinden ziynet eşyaları çaldığı, sanığın suçu kabulü yönündeki kısmi ikrarı, katılanın beyanı, sanığın yargılama süreci boyunca çaldığı ziynet eşyalarının miktarı ve niteliğiyle ilgili çelişki ifadeler verdiği, sanığın hazırlık aşamasındaki beyanında bir adet kalın bileklik aldığını, kutusunu aynı yere bıraktığını, sonra kutuların yanında açıkta bulunan bir adet kalın bilekliği ve aynı yerdeki açık yerde bulunan bir adet … ve … yazılı çocuk bilekliğini aldığını, toplamda iki adet kalın bileklik ve bir adet çocuk bilekliğini aldığını beyan ettiği, mahkememizde ise kendisine çaldığı eşyalar arasında yer … Urfa akıtması ve uzay yolu bileziğinin fotoğraflarının gösterilmesi üzerine bu Urfa akıtması ve Uzay yolu bileziğini de çaldığını ve bunları bozdurduğunu beyan ettiği, bu şekilde çaldığı eşyalara dair beyanlarının çelişkili olduğu, kısmi ikrarı ve çelişkili beyanlarından hareketle sanığın katılanın ikametinden 350.000,00 TL değerinde ziynet eşyası çaldığına ilişkin tam bir kanaat oluştuğu, katılanın sanığın 350.000,00 TL değerinde ziynet eşyasını çaldığı yönünde iftira atmasını gerektiren bir sebebin bulunmadığı, katılanın çalınan takılarının günlük takılan takılar niteliğinde olmadığı, sanığın evlerinde çalışması nedeniyle sanığa güvendiği, bu nedenle takılarını düzenli olarak kontrol etmemesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, yukarıda sayılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın katılanın evinde çalıştığı, katılanın olay tarihinde ziynet eşyalarını kontrol etmesi üzerine 350.000,00 TL değerinde ziynet eşyasının çalındığını tespit ettiği, sanık tarafından kısmi ikrarda bulunulduğu, katılanın çalınan ziynet eşyalarının değerinin 350.000,00 TL olduğu, sanığın 350.000,00 TL zararın tamamını gideremeyeceğini beyan ettiği, katılanın ise kısmi tazmin nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olmadığını beyan ettiği, bu nedenle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı, sanığın suça konu ziynet eşyalarını çaldığı saatin kesin bir şekilde belli olmaması, gece vakti işlenip işlenmediği … olmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesinin uygulanmadığı, sanığın eylemini farklı zaman dilimlerinde işlediğine ilişkin şüphe bulunduğundan sanık hakkında aynı Kanun’un 43/1. maddesinin uygulanmadığı, sanığın üzerine atılı suçu bu şekilde işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdanı kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; istinaf başvurusunda bulunanların istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunda bulunan katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/425 Esas, 2021/432 Karar sayılı mahkûmiyet kararının istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın eylemin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin hatalı uygulanması gerekçesiyle bozma kararı vererek dosya Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesine göndermiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenen kararda, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinin yollamada bulunduğu, aynı Kanun’un 289/1. maddesinin bentlerinde yer … kesin hukuka aykırılık hallerinin veya aynı Kanun’un 280/1-f. maddesinde sayılan sebeplerin bulunması halinde kararın bozulmasına karar verileceği, aynı Kanun’un 280/1-g. maddesine göre diğer hallerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilip duruşma açılarak hükmün esasına etki edecek hususlardan tarafların beyanı da alınmak suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2021 tarihli ve 2021/723 Esas, 2021/820 Karar sayılı kararı ile bu karara yönelik istinaf incelemesi yapan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.01.2022 tarihli ve 2021/3302 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenmiş olup;
Tüm bu açıklamalar ışığında, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, eylemin yanlış nitelendirildiği nedenine dayanılarak bozma kararı verilemeyeceği, dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince, davanın yeniden görülmesine karar verilerek hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.09.2021 tarihli ve 2021/1925 Esas, 2021/1741 Karar sayılı kararının, açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.