YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14409
KARAR NO : 2023/2572
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.10.2020 tarihli ve 2020/752 Esas sayılı iddianamesiyle hükümlü hakkında katılanın arsasının çevresinde bulunan direk ve tellere zarar verildiği iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Hakkari 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli ve 2020/322 Esas, 2021/218 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 151, 62 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddesi uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Hakkari 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/322 Esas, 2021/218 Karar sayılı kararına hükümlü tarafından itiraz edilmesi üzerine Hakkari 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/225 Esas, 2022/176 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 151 ve 62. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın kesin olması nedeniyle karar tarihi olan 13.04.2022 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 2022/21933 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32679 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32679 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, mahkemesince sanık hakkında açılan kamu davasında genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, mahkemesince görülen 06.04.2022 tarihli celsede, sanık müdafiinin mazeretinin kabulü ile sanık tarafından belirtilen zararın karşılanmak istenmesi halinde gelecek celseye kadar süre verilmesine ve bir sonraki duruşmanın 13.04.2022 tarihine bırakılmasına karar verildiği, anılan celseye ilişkin duruşma zaptının elektronik yolla sanık müdafiine gönderildiği, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde; “Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” hükümleri dikkate alındığında, elektronik yolla yapılan tebliğin 5 gün sonra 16.04.2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı nazara alındığında, hükümlü müdafiine duruşma gününün tebliği beklenmesizin 13.04.2022 tarihinde yokluğunda karar verilerek savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre, mahkemesince hükümlü hakkında açılan kamu davasında genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda, hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, mahkemesince görülen 06.04.2022 tarihli celsede, hükümlü müdafiinin mazeretinin kabulü ile hükümlü tarafından belirtilen zararın karşılanmak istenmesi hâlinde gelecek celseye kadar süre verilmesine ve bir sonraki duruşmanın 13.04.2022 tarihine bırakılmasına karar verildiği, anılan celseye ilişkin duruşma zaptının elektronik yolla hükümlü müdafiine gönderildiği, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde; “Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” hükümleri dikkate alındığında, elektronik yolla yapılan tebliğin 5 gün sonra 16.04.2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı nazara alındığında, hükümlü müdafiine duruşma gününün tebliği beklenmesizin 13.04.2022 tarihinde yokluğunda karar verilerek savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Hakkari 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/225 Esas, 2022/176 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.