YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1486
KARAR NO : 2023/929
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
İ
… Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2020 tarihli ve 2020/4678 Soruşturma, 2020/1146 Esas, 2020/1100 İddianame numaralı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 145, 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/147 Esas, 2020/31 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 35, 31/3, 62 ve 142/2-h, 145, 31/3 ve 62, 51. maddeleri uyarınca iki kez erteli 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 24.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
… Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 2022/14239 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149211 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149211 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1- Olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun müşteki …’nın ikametine girerek gerçekleştirmiş olduğu hırsızlık eylemine ilişkin olarak müşteki Davut’a ait bir şey çalamadığı gerekçesiyle adı geçen müştekiye yönelik hırsızlığa teşebbüs suçundan; aynı ikamette misafir olarak bulunmakta olan diğer müşteki …’na ait çantayı hırsızlamak suçundan ise tamamlanmış nitelikli hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; suça sürüklenen çocuğun müşteki Davut’un ikametinde bulunan çantanın aynı ikamette misafir olarak bulunan diğer müşteki … ait olduğunu bilebilecek durumda olmadığı anlaşılmakla; eyleminin tek bir tamamlanmış nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, farklı müştekilere yönelik ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurularak fazla ceza tayin edilmesinde,
2- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesinde yer alan, “(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun’un 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir..” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ile 5395 sayılı Kanun’un Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun şikâyetçi …’nın konutuna girerek gerçekleştirmiş olduğu hırsızlık eylemine ilişkin olarak şikâyetçi Davut’a ait bir şey çalamadığı gerekçesiyle adı geçen mağdura yönelik hırsızlığa teşebbüs suçundan; aynı evde misafir olarak bulunmakta olan katılan …’na ait çantayı çalmak suçundan ise tamamlanmış nitelikli hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; suça sürüklenen çocuğun mağdur …’un evinde bulunan çantanın aynı ikamette misafir olarak bulunan katılan …’a ait olduğunu bilebilecek durumda olmadığı anlaşılmakla; eylemin tek bir tamamlanmış nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, farklı şikâyetçilere yönelik ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurularak fazla ceza tayin edilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/147 Esas, 2020/31 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.