YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1502
KARAR NO : 2023/2588
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Katılanların ortak sundukları 02.05.2017 havale tarihli temyiz ve eski hale getirme talepli dilekçedeki anlatımlarından temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme isteminde de bulunduklarının anlaşılmasına, eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre, Mahkemenin 11.05.2017 tarihli, 2015/297 Esas, 2016/110 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verilerek; yokluklarında verilen kararın, katılanların kovuşturma aşamasında alınan ifadelerinde bildirdikleri son bilinen adreslerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi uyarınca MERNİS şerhi yazılmaksızın tebliğe çıkarılması gerektiği gözetilmeden, katılanların doğrudan MERNİS adreslerine MERNİS şerhiyle 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre 08.04.2016 tarihinde yapılan karar tebliği işlemlerinin geçersiz olması nedeniyle katılanların öğrenme üzerine sundukları temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği ve yukarıda izah edilen gerekçeyle temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Siverek Cumhuriyet Başsavcılığının 06.07.2015 tarihli ve 2015/913 Esas numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında, katılanların evine taş atarak beş adet camı kırmaları şeklindeki eylemleri nedeniyle mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Siverek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/297 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan, sanıkların atılı suçu işlemediklerinin sabit olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223/2-b. maddesi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.06.2021 tarihli ve 2017/41371 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanların temyiz istemi; gerekçeli kararın kendilerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, eski hale getirme ve temyiz taleplerinin kabulünün gerektiği, sanıklar hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, ifadeleri alınırken tercüman bulundurulmadığı, okuma yazma bilmedikleri, ifade sırasında yanlarında bulunan M.B.K.’nin katılan …’ın oğlu olduğu, onun da okuma yazma bilmediği, tutanakta ne yazıldığını bilmedikleri, sanıkların diğer girişten eve girip ellerindeki taşlarla camları kırdıkları, kolluktaki ifadeleri sırasında da bu durumu söyledikleri ancak ifadelerine yazılmadığı, Mahkemece keşif yapılmadığı, beraat kararının bozulmasının gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanların, suç tarihinde sanıkların evlerini taşladıkları iddiası ile Jandarma görevlilerini aradıkları, 23.05.2015 tarihli tutanakta “…bahse konu pencerenin dışa bakan bölümünde yapılan incelemede pencerenin alt kısmında evin avlusuna doğru giden zemin üzerinde küçük cam parçalarının olduğu ancak pencerenin dışında bulunan desenli demir korkulukta yapılan incelemede herhangi bir zarar ziyan ve taşla vurulma izine rastlanmadığı, (…) pencerenin dış kısmında bulunan korkuluğun yatay ve dikey demirleri arasındaki mesafe ölçüldüğünde demirler arası yatay uzunluğun yaklaşık 3,5 cm ve dikey 4,0 cm genişlikte olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle evin içerisinde bulunan ve şikâyetçi ifadelerinde şüpheliler tarafından evin dış kısmından içeriye atıldığı beyan edilen taşların, pencerede bulunan korkuluk aralarından geçemeyecek büyüklükte olduğunun değerlendirildiği(…).” denildiği, olay yeri fotoğraflarında taş atılmak suretiyle kırıldığı iddia edilen pencere camlarının önünde desenli demir korkuluk olduğunun görüldüğü, korkuluk parmaklıklarının arasının bir tükenmez kalemin üçte biri ebadında genişliğinin olduğu ancak ikamet içerisinde bulunan sanıklar tarafından atıldığı iddia edilen taşların bir tükenmez kalem boyunda olduğunun görüldüğü, sanıkların tamamının atılı suçlamaları kabul etmedikleri, bu itibarla katılanların iddialarının aksine ikamette bulunan camı kırdığı söylenen taşların demir korkuluğun parmaklıklarının genişliğinin üç katı ebadında olduğu ve bu taşların parmaklıkları geçerek camı kırıp evin içine düşmesinin imkansız olduğu, parmaklıklar üzerinde taş isabet etmesi nedeniyle hiçbir zedelenme izi olmadığı ve olay yerinde görüntülenen taş sayısı değerlendirildiğinde evin dışından atılan taşların hiçbirisinin korkuluğa çarpmadan camı kırmasının imkansız olduğu dolayısı ile camların evin içerisinden kırıldığı anlaşılmakla, sanıkların üzerilerine atılı suçu işlemediklerinin kesin ve şüpheden uzak delillerle sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanıklar aşamalardaki savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı inkar etmişlerdir. Kolluk görevlilerince düzenlenen Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı, olay yeri fotoğrafları ve katılanların ifadeleri dosya içerisindedir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, …, …, … ve … Hakkında Verilen Beraat Kararları Yönünden
Soruşturma aşamasında kolluk görevlilerince katılanların ifadelerinin M.B.K. adlı katılan …’ın oğlu olduğu anlaşılan kişinin tercümanlığında alınıp, tutanak içeriğinin okunduğu, kovuşturma aşamasında Mahkemece katılanların ifadelerinin adliyede görevli M.Ş.G. adlı tercüman aracılığıyla alındığı, katılanlara soruşturma aşamasında alınan beyanlarının okunduğu ve katılanların ifadelerinde beyanlarının doğru olduğunu belirttikleri, kolluk görevlilerince düzenlenen olay tutanağında da katılanların ikamet içerisinde iken Jandarma görevlilerini görmeleri üzerine kilitli olan kapıyı açıp dışarı çıktıkları ve sanıklar tarafından evin dış kısmından içeriye taş atılarak yatak odası penceresinin camlarını kırdıklarını ifade ettikleri, katılanların tüm aşamalarda sanıkların evin dışarısından içeriye taş attıklarını beyan ettikleri, Mahkemece kovuşturma aşamasında tercüman aracılığıyla alınan ifadelerin usulüne uygun olarak alındığı, kolluk görevlilerince düzenlenen 23.05.2015 tarihli Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı ile olay yeri fotoğraflarına göre, evin içerisinde bulunan büyük taşların, aralıkları dar olan pencere korkuluklarından geçmesinin mümkün olmadığı, pencere korkuluklarında herhangi bir zedelenmenin oluşmadığının anlaşılması nedeniyle, camların evin içerisinden kırıldığı ve sanıkların üzerlerine atılı suçu işlemediklerinin sabit olduğuna dair Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmaması karşısında, sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında hukuka aykırılık bulunmamış, katılanların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 12.04.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmış, anılan sebeple sanık … yönünden esasa dair inceleme yapılmadığından Tebliğname’deki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar …, …, …, … ve … Hakkında Verilen Beraat Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Siverek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/297 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararında katılanlar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Siverek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/297 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararına yönelik katılanların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.