YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15222
KARAR NO : 2023/4353
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
…
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/163 E., 2023/1823 K.
…
…
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
…
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Van Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.12.2013 tarihli ve 2013/4417 Esas No.lu iddianamesi ile, suça sürüklenen çocuğun, sokakta yürüyen şikâyetçinin cep telefonu ile konuştuğu sırada arkadan yaklaşarak telefonu elinden çekip alarak kaçması şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b.2, 31/2, 5395 sayılı Kanun’un 5. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Van 2. Çocuk Mahkemesinin, 20. 06. 2014 tarihli ve 2013/213 Esas, 2014/201 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b, 31/2, 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Karar itiraz edilmeden 04.09.2014 tarihinde kesinleşmiş, suça sürüklenen çocuğun 18.10.2014 tarihinde işlediği kamu malına zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a maddesi gereğince cezalandırılmasına dair, 12.10.2018 tarihinde kesinleşen, Van 1. Çocuk Mahkemesinin, 23.01.2018 tarihli, 2016/224 Esas, 2018/48 Karar sayılı kararı uyarınca bildirimde bulunulması üzerine, Van 1. Çocuk Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2018/302 Esas, 2019/34 Karar sayılı kararı ile hüküm aynen açıklanmıştır.
4. Kararın suça sürüklenen çocuk tarafından istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adlîye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2019/670 Esas, 2020/243 Karar sayılı kararı ile, “Suç tarihi olan 23.7.2013 tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun dava zamanaşımının 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b, 31/2, 66/1-e, 66/2 maddeleri uyarınca hesaplanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 04.09.2014 tarihinde duran ancak deneme devresinde ikinci suçun işlendiği 18.10.2014 tarihinde tekrar işlemeye başlayan 4 yıl kesintisiz dava zaman aşımının suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı 10.6.2014 gününden mahkûmiyet kararı verildği 22.01.2019 tarihine kadar gerçekleştiği ve bu süre içinde zamanaşımını kesen başka bir işlemde yapılmamış olduğu gözetilerek gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması” gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
5. Kararın Bölge Adlîye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/6647 Esas, 2022/18112 Karar sayılı kararı ile, suç tarihinde 12-15 yaş grubu arasında bulunan suça sürüklenen çocuğun, gündüz saat 15.30 sıralarında, sokakta telefonla konuşarak yürümekte olan şikâyetçinin arkasından kullandığı bisikletle yaklaşarak, şikâyetçinin elindeki telefonu alıp kaçması biçimindeki eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b ve 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddeleri uyarınca olağan zamanaşımının 7 yıl 6 ay, olağanüstü zamanaşımın 11 yıl 3 ay olması sebebiyle zamanaşımı süreleri dolmadığı hâlde yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle oluşan durma süresi de gözetilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6. Erzurum Bölge Adlîye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince Yargıtay bozma ilâmına uyularak, 23.03.2023 tarihli ve 2023/163 Esas, 2023/1823 Karar sayılı karar ile, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b, 31/2, 61/1. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi; dosyasının zamanaşımı yönünden incelenmesini istediğine,
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, 4 ve 6 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, Mahkemece zamanaşımı sürelerenin hatalı hesaplandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Her ne kadar 05.02.2020 tarihli ve 2019/670 Esas, 2020/243 Karar sayılı kararı ile dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verilmiş ise de; suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b ve 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca olağan zamanaşımı süresinin 7 yıl 6 ay, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 11 yıl 3 ay olduğu nazara alındığında zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediğinin kabulü ile yapılan incelemede; suça sürüklenen çocuğun savunması, şikâyetçi beyanları, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen rapor içerikleri, olay hakkında düzenlenen kolluk tutanaklarının içerikleri, nüfus kayıt örneği, adlî sicil kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde … Kavşağı’nda yürüyen şikâyetçiye ait … marka cep telefonunu şikâyetçinin telefon ile konuştuğu sırada arkadan yaklaşarak çekip aldığı ve bisikletiyle kaçtığı, şikâyetçinin alınan beyanında suça sürüklenen çocuktan şikâyetçi olduğu, suça sürüklenen çocuğun savunmasında suça konu telefonu şikâyetçiden çaldığını ikrar ettiği, ancak hırsızlık suçunu baskı altında yaptığını beyan ettiği nazara alınarak suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması gerektiği Bölge Adlîye Mahkemesince kabul edilmiştir.
2.Bölge Adlîye Mahkemesince hukukî süreç başlığı altında 5. maddede belirtilen bozma ilamının gereği yerine getirilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemlerinin, davanın zamanaşımına uğradığına yönelik olduğu belirlenerek sadece anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02.11.2022 tarihli bozma ilâmında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04.09.2014 itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 18.10.2014 tarihinde yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubu arasında bulunan suça sürüklenen çocuğun, gündüz saat 15.30 sıralarında, sokakta telefonla konuşarak yürümekte olan şikâyetçinin arkasından kullandığı bisikletle yaklaşarak, şikâyetçinin elindeki cep telefonunu alıp kaçması biçimindeki eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b ve 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddeleri uyarınca olağan zamanaşımının 7 yıl 6 ay, olağanüstü zamanaşımın 11 yıl 3 ay olması sebebiyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adlîye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.03.2023 tarihli ve 2023/163 Esas, 2023/1823 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Van 1. Çocuk Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.