YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/17538
KARAR NO : 2023/4385
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1016 E., 2023/1131 K.
…
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Her ne kadar Tebliğname’nin başlık kısmında sanık müdafii de temyiz eden sıfatıyla belirtilmişse de, kararın sanık müdafiine tebliği üzerine müdafi tarafından temyiz dilekçesi sunulmadığı, sadece 12.04.2023 tarihli tutukluluğa itiraz dilekçesi sunulduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2022 tarihli ve 2022/78504 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında, katılanların kuyumcu mağazasından 4 adet altın takı setini çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1, 53, 58, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2023 tarihli ve 2022/1053 Esas, 2023/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 35/2, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 58. maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/1016 Esas, 2023/1131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.05.2023 tarihli ve 2-2023/53522 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; katılanlara toplam 30.000,00 TL ödeme yaptığına, bütün zararı giderdiğine, Mahkemenin kısmî iadede bulunduğuna dair kabulün doğru olmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin ve lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın suç tarihinde saat 19.00 sıralarında … AVM içerisinde bulunan katılanların sahibi ve yetkilisi oldukları … Kuyumculuk isimli kuyumcuya müşteri olarak gittiği, yakın akrabasının düğünü için takı alacağını söyleyerek vitrinden beğendiği toplam 4 adet takı setini çıkarttırdığı, fiyatlarını sorduğu, bir adet bilekliği koluna taktığı, diğer setlerin kolyelerini de eline aldığı, bu şekilde takılara bakarken bir anda hızla dükkandan çıkıp kaçmaya başladığı, mağaza müdürü olan katılan …’ün de peşinden koştuğu, mağazadan çıkan sanığın AVM’nin çıkış kapısı yakın olduğundan AVM’den de çıktığı, katılan … bu nedenle bir an sanığı gözden kaybetmiş ise de, AVM kapısından çıktığında sanığı tekrar kaçarken gördüğü ve üzerine atlayarak yakaladığı, sanığın kaçırmaya çalıştığı takılarda oluşan zararın kovuşturma aşamasında giderildiği, sanığın çaldığı takıları hakimiyet alanına sokamadan yakalandığı, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının sabit olduğu İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Görüşü Yönünden
Katılan …’ün kovuşturma aşamasında alınan beyanı ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın katılanların iş yerinden suça konu altınları alıp hızla iş yerinden kaçtığı ve AVM’nin çıkış kapısı yakın olduğundan AVM’den de çıktığı, katılan …’in sanığı takip etmek amacıyla iş yerinden dışarı çıktığında, AVM’den ayrılmış olan sanığı ilk aşamada göremediği, bir süre gözden kaybettiği, daha sonra AVM dışına çıkıp çevreye baktığında sanığı koşarken görüp çevredeki vatandaşların da yardımıyla 100 metre ileride sanığı yakaladığının anlaşıldığı olayda, kesintinin oluştuğu, hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35. maddesinin uygulanması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanığın yakalandığında çaldığı altınların ezilmiş ve işçiliği bozulmuş olarak ele geçirildiği, altınların teslim edilmesi hususunda sanığın herhangi bir rızai iadesinin bulunmadığı ancak altınlarda oluşan zararın kovuşturma aşamasında giderilmesi, kısmî iade niteliğinde ise de, katılan …’in kovuşturma aşamasında 29.12.2022 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, kısmî iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunmadığını beyan etmesi karşısında sanık hakkında aynı Kanun’un 168/2-4. maddelerinin uygulanma koşulları bulunmadığından, Tebliğname’deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın kaçarken yakalanması üzerine ele geçirilen altınların teslim edilmesi hususunda sanığın herhangi bir rızai iadesinin bulunmadığı, altınlarda oluşan zarar miktarının kovuşturma aşamasında sanık tarafından giderilmesinin kısmî iade niteliğinde olduğu, katılan …’in ise kısmî iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunmadığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması koşullarının bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinde düzenlenen takdirî indirim nedenlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken kararda yeterli gerekçenin gösterildiği, sanık hakkında tayin olunan sonuç ceza miktarına göre de uygulanma koşulları bulunan başkaca lehe hükümlerin bulunmadığı belirlenmekle, sanığın temyiz sebepleri yerinde bulunmamış, koşulları oluşmadığı hâlde teşebbüs hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekçe bölümünün (A) bendinde belirtilen eleştiri dışında sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/1016 Esas, 2023/1131 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.