Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/19521 E. 2023/4637 K. 20.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/19521
KARAR NO : 2023/4637
KARAR TARİHİ : 20.09.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/175 E., 2014/474 K.

SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Hapisten çevrilen adlî para cezası bakımından, cezanın kesin olduğu kabul edilerek ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu
İTİRAZA KONU KARAR : Mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin kesinlik sınırı sebebiyle reddine

Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin, 14.12.2017 tarihli ve 2016/2772 Esas, 2017/16035 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.06.2023 tarihli ve KD – 2023/59677 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1.maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı; suça sürüklenen çocuklar …, … ve … hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan netice cezaların tür ve miktarları gözetildiğinde, hükümler kesin nitelikte olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin mala zarar verme suçu yönünden temyiz istemlerinin kabulü ile dosyanın esastan incelenmesi gerektiğine ve bu suç yönünden dava zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocukların mala zarar verme suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin, 20.05.2014 tarihli ve 2013/175 Esas, 2014/474 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin, 14.12.2017 tarihli ve 2016/2772 Esas, 2017/16035 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçu bakımından suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemlerinin kesinlik sınırı sebebiyle reddine karar verildiği, 13.06.2023 tarihli ve KD – 2023/59677 sayılı itirazı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya Dairemize gönderilmekle yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocukların 30.11.2012 tarihinde müştekiye ait ikametin ahşap kapısını kilit kısmından zorlayıp kırarak hırsızlık amaçlı içeriye girmek istedikleri sırada polislerce yakalandıkları eylemde, İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin, 20.05.2014 tarihli ve 2013/175 Esas, 2014/474 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası verildiği, hükümde bu cezanın hapis veya adlî para cezası olduğuna dair bir ibare yazılmamış ise de, devamında aynı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca cezanın 1/3 oranında indirilerek 4 ay hapis cezasına hükmedildiği ve aynı Kanun’un 50/1. maddesi uyarınca cezanın adlî para cezasına çevrildiği belirtilmeden aynı Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca 2.400,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, söz konusu cezanın hapis cezasından adlî para cezasına çevrili ceza olması sebebiyle hükmün temyize tabi kabul edilmesi gerektiği, mala zarar verme suçundan aynı Kanun’un 151/1. maddesi gereğince hüküm kurulurken, seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildiği halde aynı Kanun’un 50/2. maddesine aykırı olarak tayin olunan hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi hukuka aykırı ise de; aleyhe temyiz olmadığından bu hususun bozma nedeni yapılamayacağı, esastan incelenmesi gereken hükümler bakımından suçun gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık ve 7 yıl 12 aylık dava zamanaşımı sürelerinin Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin karar tarihi olan 14.12.2017 ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz tarihi olan 13.06.2023 tarihleri arasında durduğu da gözetilerek suça sürüklenen çocuklar bakımından dava zamanaşımı sürelerinin dolmadığı tespit edilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu, dosyanın esastan incelenmesi gerektiği, ancak dava zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, dosya esastan incelendiğinde yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuklar
tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin, 14.12.2017 tarihli ve +2016/2772 Esas, 2017/16035 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan “Temyiz istemlerinin kesinlik sınırı sebebiyle reddine” dair kararların KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin, 20.05.2014 tarihli ve 2013/175 Esas. 2014/474 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, İtirazname’ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.