Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/22046 E. 2023/4896 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/22046
KARAR NO : 2023/4896
KARAR TARİHİ : 27.09.2023


MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1338 E., 2023/1001 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi; temyiz isteminin esastan reddi
ile hükmün onanması

A. İş yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2023/1338 Esas, 2023/1001 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/584 Esas, 2022/718 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/2-4 ve 43. maddeleri uyarınca iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-b. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,
B. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2022 tarihli ve 2022/1667 esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında Kızıltepe Anadolu İmam Hatip Lisesi bahçesinde bulunan mobese kamera kutusu içindeki cihaz ve kabloların çalınması eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 43, 53 ve 58. maddelerinin uygulanması istemiyle dava açılmıştır.
2. Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/584 Esas, 2022/718 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 43, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2023/1338 Esas, 2023/1001 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyizi; sanığın madde bağımlısı olduğuna, mahkemece yeterli araştırma yapılmadan ve sanık beyanlarına itibar edilmeden hüküm kurulduğuna, resen dikkate alınacak nedenler de gözetilerek hükmün bozulmasına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Şikâyetçi …’in müdür olarak görev yaptığı Kızıltepe Anadolu İmam Hatip Lisesi Okulu bahçe duvarı içerisinde 15/08/2022 ile 17/08/2022 tarihleri arasında meydana gelen eylemde, mobese kamera kutusu içerisinde yer alan cihazların, kabloların ve bahçe duvarı üzerinde bulunan aydınlatma lambaların çalındığı, kamera kayıtlarının incelenmesi sonucu sanığın 15/08/2022 tarihinde saat: 23.25’te, 16/08/2022 tarihinde saat: 06.23’te, 17/08/2022 tarihinde saat: 05.30-06.30 sıralarında olmak üzere peş peşe 3 gün okul bahçe duvarından içeriye girerek hırsızlık olayını gerçekleştirdiği, elde edilen görüntülerden eylemi gerçekleştiren şahsın sanık … olduğunun tespit edildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında; uyuşturucu madde almak için bahse konu okula gittiğini ancak hırsızlık yapmadığını söyleyerek suçlamayı reddettiği, sanık söz konusu okul bahçesine uyuşturucu almak için gittiğini beyanla hırsızlık suçlamasını reddetmiş ise de; Görüntü İnceleme ve Araştırma Tutanakları ile sabit olduğu üzere sanığın okul bahçesine 15/08/2022 – 17/08/2022 tarihleri arasında peşpeşe üç gün girdiği, bahçede bulunan elektrik trafo merkezinin yanına gelip kapısını açtığı, kablolar ile uğraştığı, yine aydınlatma güvenlik kamera direklerinin kutuları ile panoların kapılarını açarak kablolar ile uğraştığı, okul bahçesi duvar dibindeki kabloları söktüğü ve kabloları alıp bahçe kapısının üzerinden atlayarak uzaklaştığı, söz konusu kablolar ile ilgilenmesinin makûl bir açıklamasının olmadığı, yine uyuşturucu madde almak için okul bahçesine girdiğini savunsa da, görüntüler ile sabit olduğu üzere okul bahçesinde kendisinden başka bir şahsın olmadığı hususlarının tamamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın suç ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş olup etrafı çevrili olan okul bahçesi içerisine farklı zamanlarda girerek mobese kamera kutusu içerisinde yer alan cihazları, kabloları ve bahçe duvarı üzerinde bulunan aydınlatma lambalarını almak şeklindeki eylemine uyan zincirleme şekilde ve gece vakti bina veya eklentileri içerisinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yargılama sürecindeki usule veya esasa ilişkin işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, delil ve işlemlerde herhangi bir eksik husus bırakılmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosyadaki deliller ve bilgilerle uyumlu olarak fiilin sanık tarafından işlendiğinin kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, fiile uyan suç tipi ile yaptırımların, cezayı azaltıcı ve artırıcı nedenlerin kanuni bağlamda hak ve nısfetle belirlenip doğru biçimde uygulandığı tespit edilmiş, ancak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/3. maddesinde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı hususu düzenlenmiş olup, sanığın ikinci kez mükerrerliğini gerektiren Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 2021/653 Esas, 2022/43 Karar sayılı ilamı yerine birinci kez mükerrerlik gerektiren ilamın tekerrüre esas alınması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesi uyarınca, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum yararına sanık aleyhine maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı olup, katılan vekilinin ilk derece mahkemesince kurulan hükmüne ilişkin istinaf başvurusu bu nedenlerle yerinde ise de; belirtilen hukuka aykırılığın 5271 sayılı Kanun’un 280/1-c ve 303/1-a. maddeleri gereğince, sanık lehine olan istinaf nedenleri nazara alındığında, suçun sübutuna, niteliğine ve failine ilişkin olayın daha ziyade aydınlanması ve yeniden duruşma açılarak yargılama yapılması gerekmeden karar verilmesi mümkün olduğundan bu hususlar düzeltilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Dosya kapsamında yer alan CD izleme tutanakları, olay yeri raporu, şikâyetçi beyanları, sanık savunmaları, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken İlk Derece Mahkemesince gözetilen hususlar ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği kabul edilerek, mahkemece uygulanan hükümler bakımından hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
2.Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, ve 43. maddelerinin uygulanması sonucu 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, sanığın 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2023/1338 Esas, 2023/1001 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl hapis cezasından aynı Kanun’un 143. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, yine aynı Kanun’un 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezasına karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.