Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/22194 E. 2023/5744 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/22194
KARAR NO : 2023/5744
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/731 E., 2023/310 K.

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarîyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
l.Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının, 2008/671 iddianame numaralı 14.03.2008 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk … hakkında şikâyetçiye ait … Market isimli iş yerine kapıda bulunan kepenk kilidini … bir cisimle kanırtmak suretiyle girerek çeşitli markalarda sigara, …, … ve bozuk para çalmak şeklindeki eyleminden dolayı hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır
2.Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2010 tarihli ve 2008/181 Esas, 2010/47 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk …’in 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 16 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
3. Yukarıda anılan kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2012/20415 Esas, 2014/21466 Karar sayılı kararı ile “5237 sayılı Kanun’un 168/4. maddesi uyarınca katılanın kısmi iade nedeniyle … gösterip göstermediği sorulmadan eksik araştırma ile karar verilmesi nedeniyle” hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma ilâmı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2015/12 Esas, 2015/322 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk …’in 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 31/3, 168/1-4, 62. maddelerinden 7 ay 23 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının üç yıl süre ile geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 09.06.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
5. Suça sürüklenen çocuk …’in üç yıllık denetim süresi içerisinde suç tarihi 16.05.2017 tarihi olan Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2018 tarihli ve 2017/316 Esas, 2018/509 Karar sayılı kararıyla kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediğinin ihbarı üzerine Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli ve 2022/731 Esas, 2023/310 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün aynen açıklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk temyiz dilekçesinde “hükmü temyiz ettiğini” belirterek temyiz iradesini ortaya koymuştur.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılması gerekirken sehven 1/2 oranında indirim yapılarak suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1) Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk …’in şikâyetçiye ait … Market isimli iş yerine iş yerinin kapı kilidini kırmak suretiyle girerek hırsızlık suçunu işlediği … görülerek Yerel Mahkemece suça sürüklenen çocuğun hırsızlık eyleminden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2) Suça sürüklenen çocuğun ikrarı, tanıklar O.D., İ.Ş., M.O., E.B.’nin yargılama aşamasında alınan beyanları, 25.02.2008 tarihli araştırma sonuç tutanağı ve şikâyetçinin iddiayı doğrular nitelikteki ifadeleri dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; suça sürüklenen çocuğun yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1)Suça sürüklenen çocuk için 5271 sayılı Kanun’un 150/2. maddesi uyarınca yargılamanın önceki aşamalarında zorunlu müdafi görevlendirildiği halde, hükmün açıklanmasına ilişkin yapılan yargılamada sadece suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı ve hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 09.05.2023 tarihli son oturumda suça sürüklenen çocuğun müdafi istemediği yönündeki bir beyanının olmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalardan haberdar edilmeksizin hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1. maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
2) Suça sürüklenen çocuğun, soruşturma aşamasında zarar giderme iradesinde bulunarak suça konu bir kısım sigaraların teslimini sağladığı ve katılanın yasal mirasçısı olan …’ın zararın kısmen giderilmesi halinde etkin pişmanlığın uygulanmasına rızası olduğu yönündeki beyanı nazara alınarak soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 168/1-4. maddesi uyarınca tayin olunan cezadan indirim oranının en çok 2/3, en az 1/2 oranından fazla olması gerektiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında 1/2 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
3) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiili işlediği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı olduğu bulunmuştur.
4) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında anılan suçtan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptınmlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2022/731 Esas, 2023/310 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının,

Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.