YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2674
KARAR NO : 2023/2641
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet, ek karar ile temyiz isteminin reddi
Sanığın hüküm tarihinde tarihinde ceza infaz kurumunda bulunduğu, yokluğunda verilen kararın sanığa ceza infaz kurumunda ‘okumak ve bilgilendirilmek’ suretiyle tebliğ edildiği gibi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 263/1. maddesinde belirtildiği üzere “Sanığa tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceği” şeklindeki yasa yolu bildiriminde de bulunulmadığı, sanığın hükmü 06.05.2013 tarihinde temyiz etmesi üzerine yine 06.05.2013 tarihli ek karar ile temyiz talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, ek kararın da ceza infaz kurumunda bulunan sanığa ‘okudum, bilgilendim ve karardan bir suret aldım’ şeklinde tebliğ edildiği ve 5271 sayılı Kanun’un 263/1. maddesinin yasa yolu bildiriminde yer almadığı, sanığın bu sefer 14.03.2022 tarihinde eski hale getirme talebinde bulunduğu anlaşılmakla; yapılan tebliğ işlemlerinin geçersiz olması nedeniyle, temyiz isteminin reddine ilişkin 06.05.2013 tarihli ek kararın kaldırılarak, sanığın eski hale getirme talebinin kabulü ile temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, şikâyetçinin aracından inerken kolluk ekibince kovalamaca sonucu yakalanması biçimindeki eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 02.04.2013 tarihli mahkûmiyet tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması hukuka aykırı görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2013 tarihli ve 2011/252 Esas, 2013/590 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.