YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/384
KARAR NO : 2023/5614
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/35 E., 2022/1 K.
KATILANLAR : …, …
SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık Hakkında Katılan …’e Karşı İşlediği Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Şirvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/35 Esas, 2022/1 Karar sayılı, sanık hakkında katılan …’e karşı işlediği mala zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet kararının, sanık … ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 25. ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, sanık hakkında 12.01.2022 tarihinde karar verildiği, dosyanın atılı suç yönünden daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun’un 8/1. fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 272. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, mala zarar verme suçu yönünden esası incelenmeyen dosyanın mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Sanık Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Suçtan Zarar Gören … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen şikâyetçi kurum vekilinin duruşmalara katıldığı, şikâyetinin devam ettiğini beyan ettiği ve hem bozma öncesi Şirvan Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04.07.2014 tarihli ve 2013/43 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararı, hem de bozma üzerine aynı mahkeme tarafından verilen 12.01.2022 tarihli ve 2021/35 Esas, 2022/1 Karar sayılı kararı temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, aynı Kanun’un 237/2. maddesi uyarınca şikâyetçi kurumun davaya katılmasına karar verilerek yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Katılan … vekilinin yokluğunda verilip 28.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 20.09.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
Sanık Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık … ve Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şirvan Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2013 tarihli ve 2013/101 Esas No’lu iddianamesi ile sanık hakkında Cevizlik köyündeki Aile Sağlık Merkezi önünde araç … yeri nedeniyle doktor … ile aralarında çıkan tartışma akabinde Aile Sağlık Merkezi içinde bulunan bilgisayarın tuş takımını kırması şeklindeki eylemi nedeniyle kamu malına zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-a ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Şirvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2014 tarihli ve 2013/43 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a, 62 ve 51. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
3.Şirvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2014 tarihli ve 2013/43 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararının sanık … ve suçtan zarar gören Siirt İl Sağlık Müdürlüğü vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2020/9906 Esas, 2021/1001 Karar sayılı kararı ile şikâyetçi kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 233. ve 234. maddelerine aykırı davranıldığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, Şirvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/35 Esas, 2022/1 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a, 168/2, 62 ve 51. maddeleri uyarınca erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kamu malına zarar vermediğine, daha önceden babasının doktor …’i İl Sağlık Müdürlüğüne şikâyet etmesi nedeniyle aralarında husumet bulunduğuna, doktor …’ın aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna ve kendisine iftira atıldığına,
Sanık müdafiinin temyiz isteği, verilen kararın yasaya ve hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin sağlık ocağı içerisinde bulunan herhangi bir malzemeye dokunmadığına, zarar verildiği iddia edilen bilgisayarın doktor …’e ait olduğuna ve kamu malı olmadığına, sanığın cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak somut ve kesin delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, hem mala zarar verme suçundan hem de kamu malına zarar verme suçundan ayrı ayrı ceza verilmesinin hatalı olduğuna, kamu malına zarar verme suçunun ayrı olarak düzenlenmiş bir suç olmayıp mala zarar verme suçunun nitelikli hali olduğuna, bu nedenle … suçtan ceza verilmesi gerekirken iki farklı ceza verilmesinin kanunilik ilkesine açıkça aykırı olduğuna, müvekkiline isnat edilen kamu malına zarar verme suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık … ile babası … …’nın olay günü Cevizlik Köyündeki Aile Sağlık Merkezi bahçesine araç … etmeleri nedeniyle Aile Sağlık Merkezinde görevli Doktor … arasında tartışma yaşandığı, bu esnada …’nın Aile Sağlık Merkezine ait bilgisayara ve hastane pencerelerinin korkuluklarına zarar verdiği, sanık …’ın üzerine atılı kamu malına zarar verme suçunu işlediği … görülerek Yerel Mahkemece cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık üzerine atılı suçlamayı inkâr etmiştir. Olay yeri tespit tutanağı ve olay yeri fotoğrafları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamında yer … olay yeri tespit tutanağı, olay yeri fotoğrafları, Doktor …’in ve tanıklar F.S. ile A.Ç.’nin beyanlarına göre sanık ile … arasında yaşanan tartışma sonucu arbede çıktığı, bu sırada sanığın Aile Sağlık Merkezine ait bilgisayara ve hastane pencerelerinin korkuluklarına zarar verdiği anlaşıldığından sanığın mahkûmiyeti yönünde kurulan hüküm de hukuka aykırılık bulunmamış; sanığın doktor …’e ait cep telefonuna zarar vermesi nedeniyle mala zarar zarar verme, Aile Sağlık Merkezine ait bilgisayar ve pencere korkuluklarına zarar vermesi nedeniyle kamu malına zarar verme suçunun oluşması, iki ayrı mağdura yönelik iki ayrı eylem söz konusu olduğundan ayrı ayrı hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şirvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2014 tarihli ve 2013/43 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.